11. Hukuk Dairesi 2012/4150 E. 2013/4224 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2012/4150 Esas 2013/4224 Karar 06.03.2013
11. Hukuk Dairesi 2012/4150 E., 2013/4224 K.
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.12.2011 tarih ve 2010/163-2011/474 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, asıl ve birleşen davada müvekkilinin ... ibareli markanın ve BİM ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının müvekilinin markalarıyla aynı ve benzer olan ... ibaresini yine müvekkili markalarının kapsamında yer alan mal ve hizmet sınıfında kullandığını, davalının bu kullanımının iltibasa neden olacağı, davalının müvekkilinin tanınmış markasının ününden haksız yarar sağlamasına sebep olacağını, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet ve marakaya tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek asıl davada marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, birleşen davada ise davalı markasının hükümsüzlüğünü, hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra geçerli olmak üzere davalının markasının reklam ve iş evrakı üzerinde yada ticari faaliyetleri esnasında herhangi bir mal ve hizmet için kullanılmasının ve dava konusu markaları taşıyan malların ve ambalajların, reklam ve tanıtım vasıtalarının imalinin, satışının, dağıtımının, ithalinin ve ihracının, ... içinde ve ... dışında satışa sunulmasının ve kullanılmasının önlenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, birleşen davada zaman aşımı def'inde bulunarak, müvekkili markasının davacı markalarının benzemediğini, davacının ... markasını kullanmadığını savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, maraka hükümsüzlüğü davasının, davalı maraksının tescil edldiği tarihten itibaren 5 yıl içinde açıldığı ve süresinde olduğu, taraf markalarının karışıklık yaratabilecek ölçüde benzer bulunduğu, hizmetlerinin aynı-benzer olduğu, davalının tescilli markasının kullanımı niteliğindeki eylemlerinin davacıya karşı haksız rekabet oluşturmayacağı gerekeçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne davalı markasının hükümsüzlüğüne ve hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra geçerli olmak üzere davalının markasının reklam ve iş evrakı üzerinde ya da ticari faaliyetleri esnasında herhangi bir mal ve hizmet için kullanılmasının ve dava konusu markaları taşıyan malların ve ambalajların, reklam ve tanıtım vasıtalarının imalinin, satışının, dağıtımının, ithalinin ve ihracının, ... içinde ve ... dışında satışa sunulmasının ve kullanılmasının önlenmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Ancak, mahkemece, hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra geçerli olmak üzere, davalı markasının kullanılmasının önlenmesine karar verilmiştir. Mahkemece markanın hükümsüzlüğüne ilişkin karar kesinleştikten sonra şayet davalı tarafça hükümsüz kılınan markanın kullanımına devam edildiği takdirde bu durum 556 sayılı KHK'nın 61. vd. maddeleri uyarınca marka hakkına tecavüz oluşturur ve yeni bir davanın konusunu oluşturabilir. Bu nedenle mahkemece hükümsüzlük kararı ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde muhtemel tecavüzün önlenmesine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmişse de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın “HÜKÜM” bölümünün .... bendinde yer alan “Hükümsüzlük kararın kesinleşmesinden sonra geçerli olmak üzere; a) "..." markalarının ve reklam ve iş evrakı üzerinde yada ticari faaliyetleri esnasında herhangi bir mal ve hizmet için kullanılmasının önlenmesine, b) Dava konusu markaları taşıyan malların ve ambalajların, reklam ve tanıtım vasıtalarının imalinin, satışının, dağıtımının, ithalinin ve ihracının, ... içinde ve ... dışında satışa sunulmasının ve kullanılmasının önlenmesine” ibarelerinin hükümden çıkarılmasına, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davalıya iadesine, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.