Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.09.2012 tarih ve 2010/276-2012/369 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2004 yılında davalı şirket ile birleştiğini ancak sonrasında ortaklar arasında çıkan sorunlar nedeniyle 14.06.2004'te de ayrılma kararı alındığını, bu tarihe kadar davalı firmadan müvekkilince alınan 51.945,95 TL'lik mala karşılık davalı tarafa banka havalesi ile 72.500.00 TL ve çekler ile 115.000,00 TL olmak üzere toplam 187.500,00 TL ödeme yapıldığını, fazla ödenen 135.553,04 TL'nin iadesi ile müvekkiline çekleri iade etmesi karşılığında imzalatılan 33.000,00 TL'lik senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitinin gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000.00 TL alacağın 2004 yılından itibaren ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 04.11.2011 tarihinde talebini 162.800.00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketçe davacı tarafa 145.415,29 TL bedelli malın gönderildiğini, davacı şirketin müvekkili şirkete halen borçlu bulunduğunu, davacının iddiasını ispata mecbur olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirkete verilen toplam 115.000.00 TL bedelli çekin, davacı tarafa mal gönderilmesi için değil, davacı şirketin müvekkili şirkete olan borçlarının ödenmesi amacıyla olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafça yapılan ödemelerden 20.552,75 TL'lik kısmının davalı tarafından kabul edilmediği, dosyaya sunulan ödemeye ilişkin havale belgelerinin davalı ile ilişkisinin kurulamadığı, 115.000,00 TL tutarındaki çeklerin avans çekleri olduğu ve 20.552,75 TL tutarındaki ödemenin gönderilen mallara ilişkin olduğu hususunda kendisine hatırlatılmış olmasına rağmen davacı tarafça yemin deliline dayanılmadığından bu talepler yönünden davanın ispat edilemediği, menfi tespit talebine konu senetlerin icra takibine konu edilmediği, anılan senetlerin borçlusunun Cengiz Uğurluel olduğu, kendisinin borçlu olmadığı bir senetle ilgili olarak davacının dava açmakta husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.