11. Hukuk Dairesi 2012/1663 E. 2013/18761 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2012/1663 E. 2013/18761 K. — Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2012/1663 Esas 2013/18761 Karar 24.10.2013
11. Hukuk Dairesi 2012/1663 E.,  2013/18761 K.

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada...42. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/09/2011 tarih ve 2011/13-2011/1 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/10/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan T. Çimento A.Ş., ..., ve ... vekili Av. ...ile müteveffa ...erekesi Temsilen ... vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Levent şubesince dava dışı ... Yay. San. ve Tic. A.Ş’ne kredi kullandırıldığını, borçluların kredi koşullarına uymadıklarını, borcun ihtarlara rağmen ödenmediğini, kredi borçlusu şirket ve kefilleri aleyhine...14.İcra Müdürlüğünün 2002/12457 E.sayılı dosyasıyla 23/07/2002 tarihinde 30.916.337.676.095-TL üzerinden haciz yoluyla takip yapıldığını, borçlu ve kefillerin mal varlığının tespit edilemediğini, haczin tatbik edilemediğini, yine kredi borçlusu firma ve rehin veren Türk Çimentosu A.Ş.aleyhine...10.İcra Müdürlüğünün 2002/710 E.sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile 4.180.000.000.000 TL'nin tahsili için takip yapılmış ise de ipotekli taşınmaz ihale edilemediğinden, alacağın rehin ile temin edilen kısmının tahsilinin mümkün olmadığını, kredi borçlusu firma ile aleyhine tedbir ve haciz talepli alacak davası ikame edilen gerçek ve tüzel kişiler arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu, borçluların sırf alacaklıları ızrar kastıyla organik ve fiili bağlantı içerisinde bulundukları şirket üzerinden hep aynı isimler etrafında farklı tüzel kişilik görüntüsü altında faaliyetlerini devam ettirdiklerini, müvekkilinin kredi kullandırılan firma ve kefilinden alacağını tahsil etmesinin mümkün olmadığını, yeni bir hukuki görüş olan “Perdeyi Kaldırma teorisi” ile oluşturulan bu perdenin kaldırılabileceğini, müvekkilinin banka alacaklarının tahsilinde fon ve hazine alacaklarına ilişkin Bankalar Kanunundaki düzenlemeye istinaden alacaklarını tahsil yoluna gidebileceğini ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500.000 TL tutarlı banka alacağının dava tarihinden itibaren %140 temerrüt faizi ve %5 gider vergisi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., ..., ...İnş.San.Tic.A.Ş.(Eski Unvan:...Elektromekanik Mak.San.ve Tic.A.Ş.) vekili, müvekkillerinin davacıya hiçbir borcu olmadığını, borcun kefilleri olmadıklarını, firmaların kardeş firma olmadıklarını, ortaklık yapılarının tamamen farklı olduğunu, ...A.Ş.nin diğer iki firmadan yıllar önce kurulmuş olduğunu, davalılar arasında hiçbir bağ bulunmadığını savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Davalı ... Çimento ve Kireci A.Ş., ...,...vekili, müvekkillerinin şirketin ortağı olmadıklarını, kredi kullandırılması için davacı ile hiçbir sözlü ya da yazılı irtibata geçmediklerini, davacının iddia ettiği gibi hukuki ve fiili irtibatlarının olmadığını savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alacaklı Halk Bankası A.Ş. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile kaldırılmayarak yürürlükte bırakılan 4389 sayılı kanuna 5020 sayılı kanunun 27.maddesi ile eklenen Ek 5. maddesi kapsamında olup, hazine ve fon alacaklarına uygulanan hükümlerin bu banka alacaklarına da uygulanacağı kabul edilmiş olduğundan, aynı kanunun Ek 3. maddesine getirilen 5411 sayılı kanunun 141.maddesi ile kabul edilen 20 yıllık zamanaşımı süresinin davacı bankanın alacağı yönünden de uygulanması gerektiğinden zamanaşımı defilerinin reddine karar verildiği, farklı tüzel kişilerin bir tüzel kişiye karşı olan alacaktan sorumlu tutulabilmesi için aralarında organik bağ bulunması gerektiği, sadece şirket ortakları ve yöneticileri arasındaki bir takım akrabalık veya ortaklık ilişkileri bulunması, organik bağın varlığı için yeterli olmadığı, dava dışı ... Yay. A.Ş. tarafından, 1995 ve 1996 yılları arasında davacı bankadan toplam 7 adet kredi kullanıldığı, bu kredilerin teminatı olarak ...nin maliki bulunduğu 2 adet taşınmaz üzerine davacı ...Ş. lehine ipotek tesis edildiği, Ankara 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/218 E.sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda verilen kararda ... Yay.San.ve Tic. A.Ş firmasına kullandırılan kredilerin teminatsız olmadığı, ekonomik krizlerin firmaları olumsuz etkilediği, kredi alan şirketlerle kredi veren banka yetkilileri arasında bir çıkar ilişkisi bulunduğunun ispat edilemediği, alınan kredilerin teminatı olarak %200 fazla oranda Türk Kireci A.Ş.nin maliki bulunduğu, gayrimenkul üzerine ipotek konulduğu, böylece kredinin teminat şartının yerine getirildiği gerekçesi ile banka çalışanları ve dava dışı şirket ortakları aleyhine açılan zimmet ve zimmete iştirak suçlarına ilişkin davada beraatlerine karar verildiği, dava dışı ... Yay.A.Ş.nin davacı bankadan kullanmış olduğu kredilerin teminatsız olmadığı, kullanılan kredi miktarının %200 oranında fazlasıyla gayrimenkul ipoteği tesis edildiği, ... Yay. A.Ş ile davalı şirketler arasında organik bağın varlığının ispatlanamadığı, davacı banka çalışanları ile davalı şirket yöneticilerinin usulsüz kredi kullanarak zimmetlerine para geçirdiklerine ilişkin açılan ceza davasının beraatle sonuçlandığı, ... Yay. A.Ş’nin zararına bir takım mal ve hizmet satışlarının yapıldığı, ... Yay. A.Ş. adına alınan kredilerin davalı şirketlere aktarıldığı ispatlanamadığı gibi, gerçek kişi davalıların kredilerin verilmesinden 4-5 yıl sonraki dönemlere ilişkin olarak yoğun sermaye hareketleri içinde oldukları tespit edilse de bunların ... A.Ş’den kendilerine gelen davacının tahsil edemediği paralar olduğunun ispatlanamadığı, dava dışı şirket ile davalı şirketlerin davacının alacağının tahsil imkanını ortadan kaldırmak maksadıyla ödeme gücü bulunmayan şirketin borcu üstlenmesini temin ettirdiklerine dair herhangi bir delilin dosyada mevcut olmadığı, tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasını TMK.nun 2.maddesin anlamında dürüstlük kuralının yaptırımı olan hakkın kötüye kullanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar Türk Çimento A.Ş., ..., ... ve ... tereke temsilcisine verilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 24/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın