11. Hukuk Dairesi 2011/8251 E. 2013/11033 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2011/8251 Esas 2013/11033 Karar 28.05.2013
11. Hukuk Dairesi 2011/8251 E., 2013/11033 K.
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.02.2011 tarih ve 2009/316-2011/37 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28.05.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, tüm dünyada tanınan müvekkilinin "BEYONCE" olan adının tanınmış bir marka olmasına rağmen davalının "BEYONCE B" ibareli markasını kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, oysa anılan markanın gerçek sahibinin davacı olduğunu, davalının tescilinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek,davalı adına tescilli anılan markanın hükümsüzlüğüne ve terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının uzun süre sessiz kalması nedeniyle sessiz kalma yolu ile hak kaybının gerçekleştiğini, 2004 yılından beri markasını ciddi olarak kullananan müvekkilinin kötüniyetinden sözedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 556 KHK'nın 39. maddesi dikkate alındığında markanın sicile tescil tarihi ile dava tarihi arasında 5 yıllık sürenin dolmadığı, kaldı ki kötü niyetli tescil iddiası mevcut olduğundan hak düşürücü sürenin bu kapsamda da oluşmadığı, davacının "Beyonce" ibareli markasının tanınmış marka statüsünde olduğuna dair yeterli verinin bulunmadığı,ancak, davacının kendi isminin tanınmış bir marka statüsünde olduğu, 556 KHK'nın 8/5. maddesi dikkate alındığında toplumda tanınmış gerçek şahsın toplumda tanınan isminin marka olarak tescil ettirilmesi hakkının tanınmış kişiye veya onun yetkilendireceği kişiye ait olduğu, davalının davacının tanınmışlığından yararlanma amacı taşıdığı, tescilin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 5 yıllık süre dolmadığına göre eldeki dava yönünden davacının uzun süre sessiz kalınarak hak kaybına uğradığının düşünülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.