11. Hukuk Dairesi 2011/7987 E. 2012/14703 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2011/7987 Esas 2012/14703 Karar 01.10.2012
11. Hukuk Dairesi 2011/7987 E., 2012/14703 K.
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/03/2011 tarih ve 2010/158-2011/75 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ülke çapında tanınmış “... Hastanesi” markası adı altında sağlık hizmeti verdiğini, ayrıca “...” markasını ticaret unvanı olarak ve farklı ibarelerle de kullandığını, davalının iltibasa yol açacak şekilde “Özel ... Çocuk Sağlığı Merkezi” ismi altında, sağlık hizmeti gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, davalının haksız tecavüzü neticesinde müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, davalının tecavüzünün ve haksız kullanımının önlenmesini, 10.000 TL manevi ile 5.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin Batman'da, davacının ise Ankara'da faaliyet gösterdiğini, kullandığı logo ve ambleminin farklı olduğunu, “...” kelimesinin kimsenin tekelinde bırakılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalının ticaret unvanının ve işletme adının ticaret sicilinde tescilli olduğu zaman zarfında kullanımının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yaratmayacağı, davacının davalının tescilli ticaret unvanı ve işletme adını koruma kapsamını aşan kullanımı olduğunu iddia etmediği, dava konusu ibareyi kullanarak sağlık hizmeti sunduğunu ticaret sicil kaydının yayınlandığı tarihte haberdar olacağı, dolayısıyla uzun zamandır muhalefeti olmaksızın, davalının ticari hayatta tanındığı, tanınmışlığa sunduğu hizmet için yararlanıcıları nazarında kendisi ile tescilsiz işareti arasında bir bağlantı olduğunun derhal anlaşılabilecek seviyede güç kazandığı ve kendisinden bu işareti ticarette kullanımı terk etmesi istenmeyecek kadar ekonomik yatırım gerçekleştirmiş olması nedeniyle, korunmaya değer bir hukuki durumu kazandığı, sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluşması içinde davalının iyiniyetli olmasının gerekmeyeceği, ancak dosya kapsamında davalının ticari faaliyetini gizli yapmaması nedeniyle iyi niyetli kabul edileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.