11. Hukuk Dairesi 2011/7290 E. 2012/14988 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2011/7290 Esas 2012/14988 Karar 03.10.2012
11. Hukuk Dairesi 2011/7290 E., 2012/14988 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/04/2004 tarih ve 2001/57-2004/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı TMSF ve ING Bank vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Yurtbank İzmir Şubesi'nde bulunan hesabına yatırdığı paranın banka görevlilerince off shore hesaplarına yönlendirildiğini, bankanın bu yolla paraları başka kanallara aktardığını, ayrıca banka yöneticileri hakkında bu olaylar nedeni ile cezai soruşturma da başlatıldığını ileri sürerek müvekkili tarafından yatırılan ve kendisine ödenmeyen 16.064,91 TL'nin vade sonundan itibaren %90 faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Yurt Security Ltd.'ye başvurmadan doğrudan davalılara başvurmasının erken açılmış dava olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili ve davalı TMSF ile Ingbank vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı TMSF hakkındaki davanın erken açılmış olması nedeniyle reddine dair verilen karar doğru değil ise de; davalı TMSF yönünden davanın yargı yolu nedeniyle reddi gerekip, verilen kararın sonucu itibariyle doğru olmasına göre davalı TMSF ve davalı ING BANK AŞ vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı ING Bank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. Kocaeli Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, açılan davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Ali Balkaner ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların ...bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balkaner tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur. Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı TMSF ve davalı INGBANK AŞ vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, davalılar harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı vekili ile davalı TMSF ve ING Bank iadesine, 03/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.