11. Hukuk Dairesi 2011/6512 E. 2012/12980 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2011/6512 E. 2012/12980 K. — Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2011/6512 Esas 2012/12980 Karar 10.09.2012
11. Hukuk Dairesi 2011/6512 E.,  2012/12980 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/12/2010 tarih ve 2010/370-2010/479 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kiracısı ve işleteni bulunduğu restorantın işletme hakkının 20.03.2006 tarihli sözleşmeyle davalılardan .....’e yıllık 200.000,00 TL bedelle devredildiğini, daha sonra 30.06.2006 tarihli protokol ile de işletme hakkının ve ilk sözleşmeden doğan yükümlülüklerin diğer davalı ...’a devredildiğini ancak davalıların sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeyerek hiçbir ödeme yapmadıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 50.000,00 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle talebi 170,000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda davacının alt kira sözleşmesi ile davalılardan Hakan’a devrettiği işletmenin kira borcunun ödenmemesi nedeniyle tahliye edildiği tarihe kadarki altı aylık dönem için yıllık devir ücretinden yapılan peşin ödemenin mahsubu ile bakiye tutarının davacıya ödenmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 50.000,00 TL’nin davalılardan ...’den tahsili; diğer davalı ... ile davacı arasında ise herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddi yönünde verilen karar, davacı vekili ile davalılardan ... vekilinin temyizi üzerine; taraflar arasındaki işletme devir sözleşmesi ve borcun nakli anlaşmalarının içerikleri incelenerek taraflara yüklemiş olduğu sorumluluklar belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek mümeyyiz taraflar yararına bozulmuş, mahal mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalılar arasında imzalanan sözleşmenin işletme devir sözleşmesi olduğu, sözleşme imzalanırken davacıya davalı ... tarafından 30.000 TL nakit 20.000 TL bedelli çek verildiği, toplam ödemenin 50.000 TL olduğu, davaya konu mecurun 29.09.2006 tarihinde temerrüt nedeniyle cebri icra ile tahliye edildiği, işletme devri sözleşmesi gereğince davacının tahliye talebine kadar 6 aylık süre itibariyle 100.000 TL bedele hak kazandığı, 50.000 TL'si sözleşme tarihinde ödendiği, kalan 50.000 TL'nin ödenmesinden davalıların müteselsilen davacıya karşı sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı ödenmediğini iddia ettiği çek aslını dosyaya ibraz etmediği gibi cebri icra yoluyla yapılan tahliyeden sonra davalının yararına restoranın işletildiğinin, kanıt yükü kendisinde bulunan davacı tarafca ispatlanamamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dairemizin mahkemece uyulan 10/05/2010 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere davacı, davalılar arasında imzalanan 30/06/2006 tarihli protokole onay verdiğine göre bu protokol hükümleriyle bağlıdır. Davacının onay verdiği bu protokolde işletmeyle ilgili tüm borçlardan davalı ...'in sorumlu olacağı kabul edildiğinden mahkemece, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerekirken, anılan husus nazara alınmadan davanın bu davalı yönünden de kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davalı ... yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; yerel mahkeme kararı, bu davalıya 14/02/2011 tarihinde tebliğ edildiği halde karar, davalı vekili tarafından HMK'nın Geçici 3'ncü maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal temyiz süresinin dolmasından sonra temyiz edildiğinden ve 01/06/1990 gün 3/4 sayılı İBK gereğince Yargıtay tarafından da bu yönde karar verilebileceğinden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, alınmadığı anlaşılan 79,50 TL temyiz başvuru harcı ile 21,15 TL temyiz ilam harcının davalı ...'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, 10/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın