11. Hukuk Dairesi 2011/6329 E. 2012/14075 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2011/6329 E. 2012/14075 K. — Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2011/6329 Esas 2012/14075 Karar 24.09.2012
11. Hukuk Dairesi 2011/6329 E.,  2012/14075 K.

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2010 tarih ve 2010/62-2010/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “ENGLISH ANYTIME” ibareli 2005/44191 sayılı 9 ve 41. sınıf mal ve hizmetleri içeren markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin 2008/3010 sayılı “ENGLISH TIME+şekil” ibareli 9, 16 ve 41. sınıf mal ve hizmetler içeren marka tescil başvurusunun 12.09.2008 günlü Resmî Marka Bülteni'nde 41. sınıf hizmetler başvurudan çıkarılarak yayınlandığını, müvekkilinin itirazı üzerine Markalar Dairesinin başvurudan 9/2 ve 9/3. sınıf malları da çıkardığı, davalının itiraz üzerine YİDK'nın 2010/M-228 sayılı kararıyla başvurudan çıkarılan mal ve hizmetlerin başvuruya eklenmesine karar verildiğini, başvuru konusu işaret ile müvekkilinin markasının iltibas yaratabilecek derecede görsel, sesçil ve anlam olarak benzer olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptalini, davalı markasının 9. ve 41. sınıflar yönünden hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararıyla 41. sınıf hizmetlerin ilânına henüz karar verildiğini, anılan hizmet sınıfı bakımından davacının karara taraf olmadığını, kurumun tesis etmiş olduğu kararın hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin başvurusunun 41. sınıf hizmetler bakımından 556 sayılı KHK'nın 7/b. maddesi uyarınca reddedildiğini, başvurunun davacı adına tescilli marka ile karıştırılmasının mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 2008/3010 sayılı marka tescil başvurusunun 41. sınıf hizmetler bakımından -ilâna çıkarılmadan- re'sen reddedildiği, davalının itirazı üzerine 2010/M-228 sayılı YİDK kararıyla başvurunun 41. sınıf hizmetler bakımından 12.03.2009 tarihli Resmî Marka Bülteni'nde ilânına karar verildiği, 556 sayılı KHK'nin 47-53. maddeleri hükümleri uyarınca, davacının 41. sınıf hizmetler bakımından YİDK kararına henüz taraf olmadığı, 41. sınıf hizmetler bakımından Resmî Marka Bülteni'ndeki yayından sonra itiraz edebileceği, davalının başvurusunun 12.09.2008 günlü Resmî Marka Bülteni'nde ilânının yalnızca 9 ve 16. sınıf ürünler için yapıldığı, oysa davacının marka tescil başvurusuna 9 ve 16. sınıf ürünler yönünden itiraz etmediği, davacının itirazında 41. sınıf hizmetler yönünden verilen ret kararına yapılacak muhtemel itirazdan dönülmemesini istediği, ancak Markalar Dairesinin itiraz varmışçasına başvuruyu 9/2 ve 9/3. sınıf ürünler bakımından reddettiği, davalının itirazı üzerine 2010/M-228 sayılı YİDK kararıyla -usulüne uygun itiraz olmaması- gerekçesiyle değil, ama farklı bir gerekçeyle ret kararının kaldırılarak 9/2. ile 9/3. sınıf ürünlerin başvuruya eklendiği, 556 sayılı KHK'nın 47-53. madde hükümleri uyarınca davacının 9. sınıf ürünler yönünden başvuruya itirazı olmadığından taraf sıfatı bulunmadığı ve 9. sınıf ürünler ile ilgili tesis edilen YİDK kararının iptalini isteyemeyeceği, dava tarihi itibariyle anılan mal ve hizmetler bakımından davalı başvurusu henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebinin de vakitsiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 23,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın