11. Hukuk Dairesi 2011/4332 E. 2012/11899 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2011/4332 Esas 2012/11899 Karar 04.07.2012
11. Hukuk Dairesi 2011/4332 E., 2012/11899 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2010 tarih ve 2008/66-2010/729 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının Güneydoğu Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş. nin %43,42 hisseli ortağı olduğunu, 1990'dan 2006 yılına kadar yönetim kurulunda murahhas üye olarak bulunduğunu, şirketin iyi yönetilmemesi nedeniyle şirkete ait yağ fabrikasında birkaç defa hırsızlık meydana geldiğini, davacının 2006 yılı ve sonrasında yönetime girmemesi nedeniyle şirketin bünyesinde bulunan fabrikayı davalıların çalıştırmayıp gerekli finansmanı temin etmeyip atıl durumda bıraktıklarını, bina, makina ve teçhizatın yıprandığını ve değer kaybına uğradığını ileri sürerek, 1.000,00 TL maddi tazminat ile meydana gelen hırsızlık olayıyla oluşan 9.000,00 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya, olmadığı taktirde şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ...vekilleri ile diğer davalılar, şirket yönetim kurulu üyesi olarak herhangi bir kasıt ve ihmallerinin bulunmadığını, fabrikada meydana gelen hırsızlık olayıyla ilgili olarak kişisel sorumluluklarının bulunmadığını, davacının murahhas üye olarak görev yaptığı sürede 200 ton yağı satarak, parasını zimmetine geçirdiğini, buna ilişkin olarak açılan davada yargılandığını, davacı hakkında 200 ton yağ nedeniyle alacak davası açıldığını, ayrıca şirketin feshine karar verilmesi için de dava açıldığını, 2001 yılından beri şirketin faaliyetinin durduğunu, davacının yönetim kurulu üyesiyken şirketi zarara uğratarak işleyemez hale getirdiğini, şirketin ekonomik faaliyetini yönetecek nakit parası olmadığı için herhangi bir üretim yapamadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi incelemesi ve tüm dosya kapsamına göre; davalıların şirketin başkan ve yönetim kuruluna seçildikleri tarihten itibaren, sorumluluğa karşı ticari hayatın icap ettirdiği yetkilerin tanınmaması, şirket sermayesinin olmaması, borca batık olması, basiretli iş adamı gibi hareket etme olanağını ortadan kaldırdığından sorumluluğu gerektiren herhangi bir nedenin bulunmadığı, davalıların görevin ifasında kasıt veya ihmal sonucu olarak yükümlülüklerine aykırı davrandıklarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.