11. Hukuk Dairesi 2011/2847 E. 2012/8639 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2011/2847 E. 2012/8639 K. — Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2011/2847 Esas 2012/8639 Karar 23.05.2012
11. Hukuk Dairesi 2011/2847 E.,  2012/8639 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2010 tarih ve 2008/268-2010/365 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında güvenli işyeri sigorta poliçesi düzenlendiğini, 11 Kasım 2007 tarihinde çıkan fırtınada sigortalı halı saha tesislerinin brandalarının zarar gördüğünü, hasar bedelinin ödenmesi için yapılan başvurunun sigorta şirketince gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini, davacının zarar gören brandaların karşılığında 10.000,00 TL ödeyerek yenisini yaptırdığını ileri sürerek, 10.000,00 TL alacağın 11/11/2007 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalının poliçeyi kiracı sıfatı ile düzenlediğini, davacının poliçe peşinatı olan 167,38.-TL'yi 13/11/2007 günü saat 13:38'de kredi kartı ile ödediğini, davacının 11/11/2007 tarihinde meydana gelen fırtınadan oluşan hasar ile ilgili olarak 15/11/2007 günü davalı şirkete hasar ihbarında bulunduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 1295/2 maddesinde sigortacının sorumluluğunun primin tamamının ya da taksitle ödenmesi kararlaştırılmış ise peşinatın ödenmesi ile başlayacağı hükmünün bulunduğunu, poliçenin üzerinde de bu hükmün yer aldığını, davacı tarafın poliçe peşinatını riziko gerçekleştikten sonra ödediğini, peşinat ödenmeden önce oluşan rizikonun TTK 'nun 1295 maddesi uyarınca davalı şirketin sorumluluğunda olmadığını, fırtına neticesi oluşan brandadaki hasarın bina hasarı olduğunu, poliçede bu teminat alınmadığından oluşan rizikonun teminat harici olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta poliçesinde dekorasyon için 50.000,00 TL, demirbaş için 104.500,00 TL tutarında teminat verildiği, 11/11/2007 tarihinde meydana gelen fırtına nedeniyle halı sahanın brandalarının zarar gördüğü, brandanın kullanış amacı dikkate alındığında hasarın poliçe teminat kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 7.200,00 TL hasar bedelinin 29/11/2009 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, iş yeri sigorta poliçesine dayalı hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Yargılama sırasında sigorta bilirkişisi ... tarafından düzenlenen ve hasarın teminat kapsamında kaldığı, %20 kıymet kazanma tenzili ile 7.200 TL hasar bedelinin hesaplandığı belirtilen rapora istinaden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, adı geçen bilirkişinin uzmanlığının zarar gören halı sahanın brandalarının bedelinin ve kıymet kazanma tenzili oranının tespiti açısından yeterli olmadığı anlaşıldığından, hasar tespiti ve kıymet kazanma tenzili oranı bakımından uzman olmayan bilirkişi raporuna istinaden karar verilmesi doğru olmamış, mahkemece verilen kararın temyiz eden taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3) Ayrıca, davaya konu hasarın 11.11.2007 tarihinde meydana geldiği, davalı sigortacıya hasarın davacının 28.11.2007 tarihli dilekçesiyle ihbar edildiği de nazara alındığında, mahkemece davalının temerrüt tarihinin tespit edilmesi gerekirken; temerrüt tarihi belirlenmeden ve gerekçesi de belirtilmeden 29.11.2009 tarihinin faiz başlangıcı sayılması doğru görülmemiş, mahkemece verilen kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 23/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın