11. Hukuk Dairesi 2011/1237 E. 2012/7635 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2011/1237 E. 2012/7635 K. — Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2011/1237 Esas 2012/7635 Karar 14.05.2012
11. Hukuk Dairesi 2011/1237 E.,  2012/7635 K.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.11.2010 tarih ve 2010/171-2010/481 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ...nin borçlarına ilişkin 08.06.2009 tarihli protokol imzalandığını, davalı ...’in şirketin Yapı Kredi Bankasında bulunan kredilerini ve müvekkilinin şahsi kefaletinden dolayı tahakkuk eden ve edecek tüm borçları ödemeyi kabul ettiğini, müvekkilinin 10.06.2009 tarihli hisse devir sözleşmesi ile hisselerini devretmesine rağmen, Yapı Kredi Bankasının şirketin kredi sözleşmesinden doğan borçlarından dolayı ... ve müvekkili aleyhine başlattığı takip üzerine borcu müvekkilinin ödediğini,18.726,62 TL alacağın tahsili için davalılar hakkında başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirketin Antalya Ticaret Sicili Memurluğu tarafından bildirilen adresine TK’nun 35. maddesine göre usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının Yapı Kredi Bankası tarafından başlatılan icra takibinde 18.620,00 TL ödeme yaptığı, davacı tarafından bu alacağın tahsili için başlatılan takibe davalılar tarafından yapılan itirazda borcun varlığına ve protokole açıkça itiraz edilmediği gerekçesiyle asıl alacağa yapılan itirazın davalı ... yönünden iptaline, davalı şirket hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinin davalılardan ...'a tebliğ edilmediğinden davada usulüne uygun bir şekilde taraf teşkilinin sağlanmadığı ve mümeyyiz davalıya kendini savunma hakkı tanınmadığı anlaşılmıştır.
Anayasa'nın 36, 1086 sayılı HUMK'nun 73 ve 6100 sayılı HMK'nun 27. maddelerinde taraflar dinlenmeden iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden karar verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mümeyyiz davalı bakımından taraf teşkili yapılmadan, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın