11. Hukuk Dairesi 2010/4410 E. 2012/4236 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2010/4410 Esas 2012/4236 Karar 20.03.2012
11. Hukuk Dairesi 2010/4410 E., 2012/4236 K.
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.12.2009 tarih ve 2009/95-2009/731 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekillerince ayrı ayrı istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20.03.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı Arpaş Amparlı Römorkaj Pilotaj Tic. A.Ş. vekili Av. ... ile davalı Marport Liman İşl. San. ve Tic. A.Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketlerden Marport AŞ.’nin diğer davalının hissedarı olduğunu, müvekkilinin Marport AŞ.’nin temsilcisi olarak diğer davalı şirkete yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, talep edilmesine rağmen huzur hakkının ödenmediğini ileri sürerek, 44.185,25 USD’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı Marport AŞ. vekili, davacının müvekkilinin çalışanı olarak temsilci sıfatıyla diğer davalı şirketin yönetim kuruluna katıldığını, şirket hissedarının müvekkili olduğunu, davacının diğer davalı şirkette hisse sahibi olmadığını, bu nedenle huzur hakkı alacağının müvekkiline ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, huzur hakkının müvekkili şirketin ortağı olan davalı Marport AŞ.’ye ödendiğini, davacının müvekkili şirketin ortağı olmadığını, davalı Marport AŞ.’yi temsilen yönetim kurulu üyesi olarak atandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 312. ve 333. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde yönetim kurulu üyelerinin üstlenmiş oldukları görev ve sorumluluk gereği huzur hakkı alacağının fiilen yönetim kurulu üyesi olan gerçek kişiye ait olması gerektiği, huzur hakkı borcundan davalı Arpaş AŞ. sorumlu olduğu, diğer davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı Marport AŞ. yönünden husumetten davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Arpaş AŞ. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, huzur hakkı bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında, davacının davalılardan Marport AŞ.’yi temsilen yaklaşık 22 ay davalı Arpaş AŞ.’nin yönetim kuruluna katıldığı ve bu şirket tarafından yönetim kurulu üyeliğinden doğan huzur hakkı bedelinin davacının aynı zamanda genel müdür olarak görev yaptığı davalı Marport AŞ.’nin hesabına yatırıldığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, huzur hakkı bedelinin kime ait olduğu, daha doğru bir ifade ile bizzat yönetim kuruluna katılan davacıya mı, yoksa davacının temsilen katıldığı davalı Arpaş AŞ.’nin ortağı olan davalı Marport AŞ.’ye mi ait olduğu noktasında toplanmaktadır. Mahkemece angaryanın yasak olduğu belirtilerek huzur hakkı alacağının bizzat yönetim kuruluna katılan kişiye ait olacağı isabetli olarak kabul edilmiş ise de, huzur hakkı bedeli davacının yönetim kuruluna temsilcisi olarak katıldığı davalı Marport AŞ.’nin banka hesabına 22 ay boyunca yatırılmış olup, davacının bu şirketin genel müdürü olması nedeniyle şirketin gelir-gider, muhasebe ve diğer işlemlerinden sorumlu olduğu gözetildiğinde yatırılan bu paradan haberdar olduğu, dolayısı ile bu duruma uzun süre sessiz kaldıktan sonra davacının davalılar aleyhine temyize konu davayı açması MK’nun 2. maddesine aykırıdır. Bu itibarla, mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3- Davalılardan Marport AŞ.’nin temyiz itirazlarına gelince, HUMK'nun 427. maddenin birinci fıkrasının 2. cümlesi uyarınca, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın kaldırılmasında veya değiştirilmesinde korunmaya değer bir hukuki menfaatinin bulunması gerekir. Mahkemece, davalı Marport AŞ. hakkındaki dava huzur hakkı bedelinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş olup, davacı tarafından da verilen karar temyiz edilmemiş olması nedeniyle adı geçen davalı vekilinin yaptığı temyizde hukuki menfaat bulunmadığı sonucuna varılmış olup, temyiz isteminin HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Arpaş AŞ. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı Arpaş AŞ. yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Marport AŞ. vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ...ye verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 944,85 TL harcın temyiz eden davalı Marport Liman İşl. San ve Tic A.Ş'ye iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...ye iadesine, 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.