11. Hukuk Dairesi 2009/3582 E. 2010/9690 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2009/3582 Esas 2010/9690 Karar 04.10.2010
11. Hukuk Dairesi 2009/3582 E., 2010/9690 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Aşkale Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.11.2008 tarih ve 2007/21-2008/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının, müvekkili kooperatifin ortağı olup aidat, kat farkı, tapu bedeli ve yakıt giderinden oluşan borcunu ödememesi üzerine davalı hakkında icra takibi yaptıklarını, davalının bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptalini ve % 40 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili, müvekkiline gönderilen ihtarnameler içeriğindeki borç miktarlarının farklı olduğunu, müvekkiline isabet eden dairenin kaba inşaat halinde olması nedeniyle oturulamaz durumda olduğunu, bu nedenle yakıt giderinden söz edilemeyeceğini ayrıca faiz miktarının da yüksek olup itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosyadaki belgelere göre, davalının kat maliki olup ortak giderlere katılmasının gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı hakkındaki icra takibinin 2636,26 TL üzerinden devamına karar verilmiştir. Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava, kooperatif ortaklığından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, davalı kooperatif ortağının davacı kooperatife yaptığı ödeme miktarının ve varsa borcunun tespitine yönelik araştırma yapılmadığı gibi talimat yolu ile bilgilerine başvurulan bilirkişilerin de kooperatife ait defter ve kayıtları incelemeksizin rapor tanzim ettikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı kooperatifin ortağı sıfatıyla, davalı tarafından ödenen ve ödemesi gereken miktarların tespiti amacıyla, kooperatif defter ve kayıtları ile ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması halinde ilgili belgeler de incelenmek suretiyle oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir. 2 – Kabule göre de, davacı alacaklı tarafça, yıllık % 32 oranında talep edilen faiz oranına, davalı tarafından itiraz edilmesine karşın, mahkemece gerekçe gösterilmeksizin, icra takibinin talep edilen faiz oranı ile devamına karar verilmesi dahi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) ve (2) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (1) no’lu bent için taraflar yararına, (2) no’lu bent için davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 04.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.