11. Hukuk Dairesi 2009/14326 E. 2011/7114 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2009/14326 E. 2011/7114 K. — Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2009/14326 Esas 2011/7114 Karar 13.06.2011
11. Hukuk Dairesi 2009/14326 E.,  2011/7114 K.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.06.2009 tarih ve 2008/667-2009/349 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... şirketinin diğer davalı şirketten satın aldığı üç adet forklift aracını müvekkilinin kiraladığını, araçların alındığı günden beri bir çok arıza verdiğini, tamir süresi içinde araçları müvekkilinin kullanamadığını, aynı arızanın birden fazla tekrarlaması nedeniyle amacına uygun olarak araçların kullanılamadığını ileri sürerek, forkliftlerin yenileri ile değiştirilmesini, aksi halde iş kaybı zararı nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin merkezinin Beyoğlu ilçesi olduğunu savunarak yetki itirazında bulunmuş, diğer davalı vekilleri davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın davalılardan sigorta şirketi yönünden yetki, diğer davalılar hakkında ise esastan reddine ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararının taraflara tebliğinden sonra tensip olunan 03.03.2009 tarihli duruşmaya davacı tarafın katılmadığı, takip edilmeyen davanın bu tarih itibariyle yenileninceye kadar işlemden kaldırılması sonrası HUMK’nun 409/5 maddesi uyarınca 22.06.2009 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, finansal kiralamaya konu aracın arızalanması nedeniyle tazminat ve aracın değiştirilmesi istemlerine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özette de açıklandığı üzere mahkemece, 03.03.2009 tarihli oturumda davanın takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle HUMK’nun 409 ncu maddesi uyarınca dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılması kararı verilmiş, 22.06.2009 tarihinde de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Taraflarca takipsiz bırakılması nedeniyle dosyanın dava yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilebilmesi öncelikle tarafların usulüne uygun biçimde oturuma çağrılmaları şartına bağlıdır. Usulüne uygun çağrıda bulunulmadığı takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilemez. Tebligat Kanunu’nun 10.maddesine göre tebligat, tebliğ edilecek kişinin bilinen en son adresinde yapılmalıdır. Tüzüğün 13/2.maddesine göre de gösterilen adreste tebligat yapılamayan hallerde tebligatı çıkaran mercii tarafından memurların ve diğer meslek ve sanat erbabının adresleri mensup oldukları teşkilattan,avukatlarınki barodan veya Adalet Bakanlığı’ndan sorulmalıdır. Belirtilen Yasa ve Tüzük hükümleri tebligatın muhatabı olan bir kısım kimseler açısından TK’nun 35.maddesine nazaran özel bir düzenleme getirmiş olduğundan sözü edilen özel düzenlemeye riayet edilmeden avukatın daha önce tebligat yapılan adresine sonradan tebliğ yapılamadığı durumlarda Tebligat Tüzüğünün 13/2 maddesi gereğince adres araştırması yapılmadan TK’nun 35.maddesine göre yapılan tebliğ dahi geçerli bir tebliğ niteliğinde değildir.
Somut olayda, Yargıtay bozma ilamı davacı vekiline 04.08.2008 tarihinde tebliğ edilmiş ve aynı adrese gönderilen duruşma gününün tebliğine ilişkin evrak ise davacı vekilinin adreste tanınmadığından bahisle 23.12.2008 tarihinde iade edilmiş ve bu tebliğin sağlanması yönünde mahkemece bir girişimde bulunulmamıştır. Buna rağmen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin son karar da yine aynı adrese tebliğe çıkartılmış ve bu kez davacı avukatına tebligat yapılmıştır.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafça mahkemeler veznesine yatırıldığı anlaşılan posta giderinin bakiyesinin bulunup bulunmadığı da tespit edilerek bozma ilamı sonrası tensiben belirlenen yeni duruşma günün davacı vekiline tebliğinin yukarıda açıklanan Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca usulüne uygun bir şekilde yapılmasının sağlanmadığı durumda davanın takipsiz bırakılması şartı gerçekleşmeyeceğinden yazılı şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın