11. Ceza Dairesi 2021/16485 E. 2025/6014 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2021/16485 Esas 2025/6014 Karar 14.05.2025
11. Ceza Dairesi 2021/16485 E., 2025/6014 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/319 E. 2015/2 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
1. Katılan vekilinin sanık ... hakkında "Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, Üye ...'in karşı oyu ile oy çokluğuyla ONANMASINA,
2. Katılan vekilinin, sanık ... hakkındaki kurulan hükümler ile sanık ... hakkında "Resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz başvuruları yönünden yapılan incelemede; Sanık ...'ın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 23.09.2021 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davalarının TCK'nin 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, diğer sanığa yüklenen “Resmi belgede sahtecilik” suçunun, Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 08.10.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı ve ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Katılan ile vefat eden sanık ...'ın sanığın mağazasından birlikte alışveriş yaptıkları, katılanın 2 adet klima ve ...'ın da 1 adet klima ile 1 adet televizyon satın aldığı, birbirlerine karşılıklı kefil olmaya karar verildikleri ancak sanığın, alışverişte kullanılan senetlerin dışında katılanın imzalamadığı, 06.07.2005 tanzim 18.09.2005 ödeme tarihli, 400 TL bedelli, 17.09.2005 ödeme tarihli 400 TL bedelli ve 05.12.2005 ödeme tarihli 1622 TL bedelli sahte bonolarla, 23.11.2005 tarihinde Antalya 1. İcra Müdürlüğünün 2005/15153 sayılı icra takibini başlatıp, aradan uzun bir zaman geçtikten sonra bu defa yine katılanın imzalamadığı, 16.09.2005 tanzim tarihli 05.03.2006, 05.06.2006 ödeme tarihli 1622 TL 2 adet bonolarla, 12.05.2009 tarihinde Antalya 5. İcra Müdürlüğünün 2009/13397 sayılı icra takibi başlatarak atılı suç işlediği iddia olunan olayda; Sanık aşamalarda suç konu bonoları kefil olarak katılanın imzaladığı, suça konu bonoların ...'a satılan beyaz eşyalar karşılığında alınan bonolar olduğunu savunmuş ise de; vefat eden sanık ...'ın 2 adet klima ve 1 adet televizyon alışverişine katılanın kefil olduğunu, başka alışverişlerine katılanın kefil olmadığını belirtmesi, tanık ...'ın, sanık ... ile ortak olduklarını, iş yerine 2 adet klima ve 1 adet televizyon almaya karar verdiklerini ve senetle sanık ...'den alışveriş yaptıklarını, bu senetlerin 06.07.2005 tanzim tarihli 375'er TL bedelli senetlerin olduğu ve ..., ... ile katılanın borçlu olduğu, Antalya 1. İcra Müdürlüğünün 2005/15152 ve Antalya 4. İcra Müdürlüğünün 2009/11559 sayılı icra takiplerinin konusunun 06.07.2005 tanzim tarihli 375'er TL bedelli 12 adet senet olduğunun anlaşılması, soruşturma evrakı içerisinde bulunan bilirkişi Hıdır Kızıltaş'ın hem sağ el hem de sol el ile atılan imzalarla ilgili 07.10.2009 ile 23.02.2010 tarihli bilirkişi raporlarında, katılana atfen atılan imzaların katılanın eli ürünü olmadığının belirlenmesi ve Antalya Tüketici Mahkemesinin 12.06.2012 tarihli ve 2010/481 Esas, 2012/1033 Karar sayılı kararı ile Antalya 1. İcra Müdürlüğünün 2009/13397 sayılı icra takiplerindeki bonolardan dolayı katılanı sanığa borçlu olmadığının tespitine ilişkin kararı ve katılanın suça konu senetler yönünden baştan beri tutarlı ve samimi bulunan beyanları ve tüm dosya kapsamından, sanığın sahte olarak oluşturduğu bonoları kamu kurumu olan icra dairesini aracı kılmak suretiyle katılandan haksız menfaat elde etmeye çalıştığı, bu surette sanığın TCK'nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.