11. Ceza Dairesi 2021/1638 E. 2023/8564 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2021/1638 Esas 2023/8564 Karar 22.11.2023
11. Ceza Dairesi 2021/1638 E., 2023/8564 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/561 E., 2015/1274 K. SUÇLAR :Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/561 Esas, 2015/1274 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, b.Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 268 nci maddesi yollaması ile 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği;fazla ceza tayinine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Hırsızlık şüphelisi olarak aranan sanığın, amcasının oğlu müşteki ... adına düzenlenmiş, üzerinde kendi fotoğrafı yapıştırılmış sahte sürücü belgesiyle yakalandığı iddiasıyla resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından hakkında kamu davası açılmıştır. 2. Sanık savunmasında; üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir. 3.İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 08.04.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre; suça konu sürücü belgesinin tamamen sahte olarak hazırlanıp düzenlenmiş olduğu ve aldatma niteliğinin bulunduğu rapor edilmiştir. 4. Mahkemece, sanığın tamamen sahte olarak kendi fotoğrafını yapıştırmış ancak müştekinin kimlik bilgilerini içerir sahte sürücü belgesi tanzim ettirdiği ve daha sonra bu sahte sürücü belgesini kullandığı olay tarihinde de yapılan kontroller sonucu sanığın yakalandığı ancak sanığın gerçek kimliğinin daha önceden alınan parmak izi sayesinde tespit edildiği ve sanığın da daha sonra kendisinin ... olduğunu beyan ettiği böylece sanığın sahte olarak düzenlenmiş resmi sürücü belgesini kullanmak sureti ile ve yine müştekinin kimlik bilgilerini kullanarak üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçunu işlediği gerekçesiyle temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyizi Yönünden 1.Sanık hakkında tekerrüre esas alınması gereken ilamda tekerrür hükümleri uygulanması nedeniyle ikinci kez mükerrir olduğunun gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediği, cezanın alt sınırdan verildiği anlaşılmakla sanığın fazla ceza tayinine yönelik temyiz sebebi reddedilmiştir. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak; sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen ve aşağıda gösterilen bozma nedenleri dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. a. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151 Esas, 2013/304 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması hâlinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği gözetilmeden iki farklı ilamın hükme yazılması ve yapılan UYAP kontrolünde, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamlardan Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/943 Esas ve 2013/925 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesindeki dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı, uzlaştırmanın sağlanması nedeniyle mahkemenin 29.03.2017 tarihli ve 2011/943 Esas, 2013/925 Karar sayılı ek kararı ile kamu davasının uzlaşma nedeniyle düşmesine karar verildiğinden, bu ilamın tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, b. Suça konu sürücü belgesinin dosyaya delil olarak saklanılmasına karar verilmesi gerekirken müsaderesine karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyizi Yönünden 1.Sanık hakkında tekerrüre esas alınması gereken ilamda tekerrür hükümleri uygulanması nedeniyle ikinci kez mükerrir olduğunun gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2.Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanığa yüklenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin on birinci fıkrasına 7331 sayılı Kanun'un 22 nci maddesiyle eklenen ''Seri muhakeme usulü bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz.'' şeklindeki yasal düzenleme 14.07.2021 tarihinden sonra işlenecek suçlar yönünden uygulanabileceğinden, resmi belgede sahtecilik suçuyla seri muhakeme usulüne tabi olan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçu birlikte işlenmesine rağmen, suç tarihi itibariyle başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiğinden, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 3. Kabule göre de; a. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği, b. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151 Esas, 2013/304 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması hâlinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği gözetilmeden iki farklı ilamın hükme yazılması ve yapılan UYAP kontrolünde, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamlardan Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/943 Esas ve 2013/925 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesindeki dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı, uzlaştırmanın sağlanması nedeniyle mahkemenin 29.03.2017 tarihli ve 2011/943 Esas, 2013/925 Karar sayılı ek kararı ile kamu davasının uzlaşma nedeniyle düşmesine karar verildiğinden, bu ilamın tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, Nedenleriyle, hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/561 Esas, 2015/1274 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (A) paragrafının (6) numaralı bendinde yer alan "ve Küçükçekmece 1. ASCM nin 2011/943 Esas , 2013/925 Karar sayılı ilamları" ibaresinin çıkartılarak, yerine "sayılı ilamı" ibaresinin yazılması hüküm fıkrasının (c) paragrafından yer alan "MÜSADERESİNE" ibaresinin çıkartılarak yerine "delil olarak saklanılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/561 Esas, 2015/1274 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.