11. Ceza Dairesi 2021/10231 E. 2024/9128 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2021/10231 Esas 2024/9128 Karar 03.07.2024
11. Ceza Dairesi 2021/10231 E., 2024/9128 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/676 E., 2016/460 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2016 tarihli ve 2015/676 Esas, 2016/460 Karar sayılı kararı sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası, 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasınat ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Katılanlar ve sanık ...'ın Ankara Asfaltı Kaynar mevkii Turgutlu adresindeki ... Sanayi Adi Komandit Şirketinin ortakları olduğu, şikâyetçi ... ile sanık ...'ın şirketi müşterek imza ile temsile yetkili komandite ortak, diğer müdahiller ile 31.01.2006 tarihinde vefat eden ...'in ise komanditer ortak oldukları, sanık ...'ın şirketin komandite ortağı olan şikâyetçi ...'nun komanditer ortak olarak devam edecekmiş gibi şirketi müşterek imza ile temsil yetkisini kaldırarak komandite ortak olarak kendisinin münferit imzası ile şirketi temsil edeceğini ve şirketin ünvanını ... Sanayi Adi Komandit Şirketi ... ve ortakları olarak şirket ana sözleşmesinin 1, 3 ve 7. maddesinin değiştirildiğine dair suça konu olan sahte şirket tadil sözleşmesi düzenlediği, şirket tadil sözleşmesinde isimleri yazılı müştekiler ..., ..., ..., ... ve ... ile 31.01.2006 tarihinde vefat eden komanditer ortak ...'in yerine kendi imzasını değiştirerek ya da başka kişilere sahte imza attırdıktan sonra şikâyetçilerin bilgileri dışında düzenlemiş olduğu sahte şirket tadil sözleşmesini 14.02.2013 tarihinde Bornova .... Noterliğinin 04460 yevmiye numaralı işlemi ile aslına uygun olduğunu tasdik ettirdiği, sanığın daha sonra Bornova .... Noterliğine onaylattığı şirket tadil sözleşmesini şirketin kayıtlı olduğu Turgutlu Ticaret Sicil Müdürlüğüne ibraz ederek "Komandite ortak ...'ın şirket ünvanı altına atacağı münferit imzasının şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu anlaşılmıştır" şeklinde yetki belgesi düzenlettiği iddia ve kabul olunan somut olayda temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE 1- 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki hükmün ancak "resmi belgenin yasa hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge" niteliğinde olması halinde uygulanabileceği, sanığın gerçeğe aykırı olarak haricen düzenlediği şirket tadil sözleşmesini notere onaylattıktan sonra Turgutlu Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne sunarak yetki belgesi almasından ibaret eyleminde, noter onayının sahte olmaması ve suça konu belgelerin 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 84 ve devamı maddelerinde belirtilen düzenleme şeklindeki işlemlerden bulunmaması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan “sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden" sayılmayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, Kabule göre de; 2- Sanığın sahte şirket tadil sözleşmesini notere onaylattıktan sonra Turgutlu Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne sunarak yetki belgesi alması şeklindeki eyleminin zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu halde 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayini, 3-Suç tarihinin Turgutlu Ticaret Sicil Müdürlüğünden alınan yetki belgesi tarihi olan 15.02.2013 olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında 14.02.2013 şeklinde yazılması, 4-15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 Sayılı Kanun'un 10 uncu yasaya aykırı maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının 1. cümlesine "ertelenen veya" ibaresinden sonra gelmek üzere, sanıklar lehine olarak eklenen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen" ibarelerinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.