11. Ceza Dairesi 2019/7273 E. 2023/457 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2019/7273 Esas 2023/457 Karar 07.02.2023
11. Ceza Dairesi 2019/7273 E., 2023/457 K.
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/101 E., 2015/109 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2015 tarihli ve 2014/101 Esas, 2015/109 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraate karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyizi; sanığa yüklenen suçun sabit olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Diyarbakır Kocaköy Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğünde müdür olarak görev yapan sanığın araziye gitmemesine ve görevli personele hizmet içi eğitim kursu vermemesine rağmen araziye gitmiş ve hizmet içi eğitim kursu vermiş gibi sahte belgeler düzenleyerek haksız menfaat temin etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu; müdürlük hizmetlerinde kullanılmak üzere tahsis olunan araçları şahsi işlerinde kullanmak suretiyle 237 sayılı Taşıt Kanunu'na (237 sayılı Kanun) aykırılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davasının açıldığı anlaşılmaktadır. 2. Mahkemece, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve 237 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan ise 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraate karar verilmiştir. 3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar temyiz incelemesinin kapsamı dışındadır. 4. Mahkeme kararının gerekçesi " ... sanığın olay tarihlerinde Kocaköy Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğünde müdür olarak görev yaptığı, tanıkların da aynı tarihte belirtilen yerde işçi ve memur olarak çalıştıkları, 2011 yılında iki dönem halinde 15/07/2011 ve 05/12/2011 tarihleri itibariyle sanık ile ilçe müdürlüğünde görevli diğer personellerin seyyar görev tazminatlarının hazırlanarak ödenmiş olduğu, sanığın araziye göreve gitmemesine karşın göreve gitmiş gibi ... toplam 2.015,18 TL seyyar görev tazminatı alarak kendisine haksız kazanç sağlamış olduğu, sanığın ilçe müdürlüğünde görev yapan personele ... hizmet içi eğitim vermiş gibi evraklar düzenleyerek eğitici olarak 701,67 TL ders ücreti almak suretiyle kendisine haksız menfaat sağlamış olduğu, dinlenen tanık beyanlarına göre sanığın ilçe müdürlüğündeki personele hizmet içi eğitim kursu vermediğinin tespit edildiği, ön inceleme raporu, tanık beyanları, sanığın tevili ikrarı ve tüm dosya kapsamı itibari ile sanığın dolandırıcılık ve 237 sayılı Taşıt Kanuna muhalefet suçunu işlemiş olduğu anlaşılmakla sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın eylemini aynı suçu işleme kapsamında birden fazla resmi belge düzenlediği anlaşıldığından, cezadan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan artırım yapılmıştır. Her ne kadar sanık resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmış ise de, suça konu belgelerin dip koçanlarının dosya kapsamında mevcut olmasına rağmen asıllarının temin edilemediği, dip koçanlar da sanığın aynı gün ve aynı saat dilimi içerisinde hem hizmet içi eğitimde hem de arazide görevde göründüklerine ilişkin .... çeşitli tarihli araç görev belgelerinin asıllarının bulunamadığı, dosyada fotokopilerinin bulunduğu, bu nedenle sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin ve yeterli delil elde edilemediği anlaşılmakla sanığın atılı suçtan beraatine karar vermek gerekmiştir." şeklindedir.
IV. GEREKÇE 1. Suça konu belgelerin, sanığın görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu belgelerden olması nedeniyle, sanığa yüklenen suçun 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı anlaşılmakla, temyiz inceleme tarihi itibarıyla dava zamanaşımının gerçekleşmediği belirlenerek inceleme yapılmıştır. 2. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine imkan sağlayacak biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, dava konusu edilen hizmet içi eğitim kursu verilmiş gibi düzenlenen belgeler ile araç görev belgeleri dışındaki araziye gidilmiş gibi düzenlenen diğer belgelerin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağının kararda tartışılmaması suretiyle gerekçesiz hüküm kurulması ve hükmün gerekçe kısmında sanığın aynı suç işleme kararı kapsamında birden fazla resmi belge düzenlediği kabul edilmesine rağmen resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine karar verildiğinin belirtilmesi suretiyle hükümde çelişki yaratılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2015 tarihli ve 2014/101 Esas, 2015/109 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.