11. Ceza Dairesi 2017/3560 E. 2018/1262 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2017/3560 E. 2018/1262 K. — Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2017/3560 Esas 2018/1262 Karar 15.02.2018
11. Ceza Dairesi 2017/3560 E.,  2018/1262 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

1- 2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından açılan kamu davasında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi için; sahte olduğu iddia olunan faturaları düzenleyen şirket veya kişiler hakkında düzenlenen vergi inceleme raporları ve şirket yetkilileri veya kişiler hakkında açılan dava dosyaları getirtilip incelenerek, bu davayı ilgilendiren ve sahteliği belirleyen delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına alınması; faturaları düzenleyen şirket yetkilileri veya kişiler de tanık sıfatıyla dinlenerek, suça konu faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak düzenlediklerinin, sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulması; toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Sahte fatura kullanma suçlarında her takvim yılında işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, aynı takvim yılı içerisinde birden fazla fatura kullanılması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği, suç tarihinin sahte faturalar hangi vergi türünde kullanılmışsa bu vergiye göre sunulması gereken son beyanname tarihi olduğu cihetle; somut olayda sanık hakkında, “2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçlarından kamu davası açıldığı, her takvim yılındaki eylemlerin ayrı ayrı zincirleme biçimde işlenmiş suçları oluşturduğu gözetilmeden, hangi takvim yılından hüküm kurulduğu belirtilmeden ve zincirleme suç hükümleri de uygulanmadan yazılı şekilde tek hüküm kurulması,
b) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından CMUK’nın 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 15.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın