11. Ceza Dairesi 2017/15340 E. 2017/8646 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2017/15340 Esas 2017/8646 Karar 06.12.2017
11. Ceza Dairesi 2017/15340 E., 2017/8646 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanığın ikinci kefil olmak için senedi katılandan alıp adını soyadını yazdıktan sonra senedi yırttığı iddiası ile açılan davada, belgeyi yok etmek, bozmak veya gizlemek suçunun konusunun resmi evrak olması halinde TCK'nın 205. maddesinin, özel evrak olması durumunda ise TCK'nın 208. maddesinin uygulanması gerektiği cihetle, 03/12/2009 tarihli celsede adli emanetteki suça konu senet parçalarının getirtilerek incelenmesi sırasında, borçlusunun ... olduğu, alacaklısının ... olduğu, birkaç yerinden yırtıldığı ve bantla yapıştırıldığı şeklinde gözlemde bulunulmuş ise de; suça konu bononun Türk Ticaret Kanununda sayılan ve kambiyo niteliği taşıması için zorunlu olan unsurları ihtiva edip etmediğinin tespit edilmediği anlaşılmakla, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve senedin 5237 sayılı TCK'nın 210. maddesine göre resmi belge niteliğinde olup olmadığının ve buna göre atılı belgeyi yok etmek, bozmak veya gizlemek suçunun vasfının belirlenmesi amacıyla, adli emanetin 2009/1467 sırasına kayıtlı senet aslı duruşmaya getirilip, Türk Ticaret Kanununun 688. maddesindeki yasal unsurları taşıyıp taşımadığı belirlenip, suça konu senedin incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılıp, denetime olanak verecek şekilde belge aslının dosya içine konulması, sanığın yırttığı senet parçaları bir araya getirilip yapıştırıldığında bu senetten yararlanma olanağının bulunup bulunmadığı saptanarak sonucuna göre suçun teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının karar yerinde tartışıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 14.12.2016 tarihli bozma kararından önceki hükümde sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 51/1. maddesi uyarınca tecil edildiği ve bu hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmesi karşısında, bozmadan sonra kurulan temyize konu hükümde bu konuda karar verilmeyerek kazanılmış hakkın gözetilmemesi sureti ile CMUK'nın 326/son madde ve fıkrasına aykırı davranılması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.