11. Ceza Dairesi 2015/7517 E. 2017/1571 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2015/7517 E. 2017/1571 K. — Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2015/7517 Esas 2017/1571 Karar 06.03.2017
11. Ceza Dairesi 2015/7517 E.,  2017/1571 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-Sanık hakkında ağabeyi olan mağdur ... adına suça konu bonoya keşideci sıfatıyla imza atmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği, rızanın açık veya zımni olabileceği cihetle; sanığın kovuşturma aşamasında alınan savunmasında ve mahkemeye hitaben sunduğu dilekçelerde, bir dönem mağdura ait bakkal dükkanında çalıştığını, bu süreçte mağdurun bilgi ve rızası dahilinde düşük meblağlı senetlere imza attığını, bahse konu bononun keşide tarihi olarak görünen 15.09.2010 tarihinde Karasu İlçe Emniyet Müdürlüğü nezdinde polis memuru olarak görevli olduğunu, Niğde ilinde bulunmadığını beyan etmesi, dosya içerisinde mevcut 13.05.2013 tarihli ekspertiz raporunda senedin başlangıçta "285 TL" bedelli olarak düzenlendiği, "0 rakamı ile ikibinsekizyüzelli TL" ibarelerinin daha sonra eklendiğinin tespit edilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; mağdurun yeniden beyanı alınarak kardeşi olan sanığın savunmasında belirttiği şekilde işyerinde çalışıp çalışmadığı, kendisi yerine bilgi ve rızası dahilinde senet imzalayıp imzalamadığının sorulması neticesinde, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında suça konu bononun temyiz dışı sanık ... tarafından icra takibine konu edildiği 20.11.2012 tarihi yerine, 06.12.2012 olarak yanlış gösterilmesi,
3-Kabule göre de;
a)Adli sicil kaydı bulunmayan ve suçla oluşan zararı gideren sanığın, Ağrı 2. Asliye Ceza Mahkemesi huzurunda talimat yoluyla alınan 15.07.2013 tarihli sorgusunda, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulamasını kabul etmesine karşın, sanık müdafiinin hükmün verildiği 04.03.2014 tarihli oturumda müvekkili olan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulamasını kabul etmediği yolundaki sanığın aleyhine sonuç doğuran beyanı sanıktan sorulup, sonucuna göre CMK'nın 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, "sanık müdafiinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasını kabul etmemesi" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 06.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın