11. Ceza Dairesi 2015/3175 E. 2017/1917 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2015/3175 Esas 2017/1917 Karar 15.03.2017
11. Ceza Dairesi 2015/3175 E., 2017/1917 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2-Sanığın başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Sanığın mağdur ... kimlik bilgileri ile yargılandığı Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/191 E. - 2012/67 K. sayılı dosyasında, Emniyet Müdürlüğünün 18.04.2011 tarihli yazısında sanığın parmak izi sonuçlarına göre gerçek kimliğinin ... olduğu bilgisi verilmiş olmasına rağmen mahkemece bu hususta işlem yapılmadığı, yargılamanın ... kimlik bilgileri ile devam ettirilip, hüküm verildiği, sanığın hüküm tarihinden iki gün sonra cezaevi kanalıyla verdiği dilekçede gerçek kimliğinin ... olduğunu beyan etmesi üzerine mahkemece sanık hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu, bu gelişmeler sonucunda Yargıtay 10. Ceza Dairesince ilk derece mahkemesi kararının bu gerekçelerle bozulduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 269/3 maddesi uyarınca sonuç cezadan indirim yapılması gerekirken yetersiz gerekçe ile uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Yasa'nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan 5237 sayılı TCK'nın 269/3 maddesinin uygulanmamasına ilişkin bölüm çıkarılarak "Sanığın, mağdurun mahkumiyetinden sonra iftirasından dönmüş olduğu anlaşılmakla 5237 sayılı TCK’nın 269/3-b. maddesi uyarınca cezası 1/2 oranında indirilerek 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına'' cümlesi eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.