11. Ceza Dairesi 2012/7293 E. 2012/11606 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2012/7293 Esas 2012/11606 Karar 14.06.2012
11. Ceza Dairesi 2012/7293 E., 2012/11606 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hüviyeti hakkında memura yalan beyanda bulunmak, sürücü belgesinde sahtecilik, 6136 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Sanığın 02.11.2002 tarihinde işlediği yalan beyanda bulunmak suçundan: 765 sayılı TCK.nun 343/2. maddesi gereği 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına 13.02.2005 tarihinde işlediği sahtecilik suçundan : 765 sayılı TCK.nun 350/1-3. maddesi gereği 1 yıl hapis cezası, Yalan beyanda bulunmak suçundan: 765 sayılı TCK.nun 343/2. maddesi gereği 6 ay hapis cezası,
I- Sanık müdafiinin "sürücü belgesinde sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca 765 ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümleri somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin uygulanmama gerekçesi gösterilmiş, incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yeterli delil bulunmadığına, cezanın ertelenmesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Sanık müdafiinin 02.11.2002 tarihinde işlendiği iddia edilen "hüviyeti hakkında memura yalan beyanda bulunmak" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “kimliği hakkında memura yalan beyanda bulunmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 02.11.2002 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, III- Sanık müdafiinin 13.02.2005 tarihinde işlendiği iddia edilen "hüviyeti hakkında memura yalan beyanda bulunmak" ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince; 1-İzmir Kriminal Polis Laboratuarının 20.02.2005 tarihli raporunda, sanığın üzerinde yakalanan bıçağın 6136 sayılı Kanunun 4. maddesinde belirlenen yasak niteliği haiz bıçaklardan olmadığının belirtilmesi karşısında atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmolunması, 2-Sanık hakkında sahte sürücü belgesi kullanmak ve görevli memura kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak suçlarından dava açılmış ve mahkemece iki ayrı suç oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da; delillere ve oluşa göre sanığın baştan itibaren değişmeyen amacının, içinde bulunduğu durum nedeniyle yakalanmamak ve ceza görmemek olup bu amaç doğrultusunda bir bütün olan fiil ve hareketlerinin ihlal ettiği hukuki değerler aynı nitelikte olduğundan suça konu sürücü belgesinin aldatma yeteneğine haiz bulunması da gözetilerek sanık hakkında suç tarihi itibariyle sadece sürücü belgesinde sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden uygulama olanağı bulunmayan 765 sayılı TCK'nun 343/2. maddesinden de mahkûmiyet kararı verilmesi, 3-Suça konu sürücü belgesinin dosya içinde delil olarak saklanması gerekirken müsaderesine karar verilmesi, Kabule göre de; 4-"Hüviyeti hakkında memura yalan beyanda bulunmak" suçundan dolayı yapılan yargılamada, hırsızlık suçundan yakalanan sanığın sahte sürücü belgesi ibraz ettiği ... kimlik bilgilerine göre tahkikat ve soruşturma evrakının düzenlendiği, ancak parmak izi incelemesinde gerçek kimliğinin ortaya çıkarıldığı iddia ve kabul olunmasına göre dosya arasında ...'in gerçek kişi olduğuna ilişkin belgeye rastlanmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi ve bu bilgilere göre tutanak düzenletmesi sebebiyle sanığın hukuki durumun tayini bakımından; hakkında yapılan adli soruşturma sırasında beyan ettiği "..." kimlik bilgilerine sahip gerçek bir şahsın mevcut olup olmadığı araştırılıp, böyle bir şahsın mevcut olması halinde eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 268/1. maddesi yollaması ile aynı Yasanın 267. maddesi kapsamında düzenlenen suçu oluşturacağı, sanığın bildirdiği kimlik bilgilerinin gerçekte var olmayan bir kişiye ait olduğunun anlaşılması durumunda ise anılan Yasanın 206/1. maddesi kapsamında "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturacağı gözetilip, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun olaya ilişkin tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar kararın gerekçe bölümünde denetime olanak verecek şekilde somut olarak gösterilip birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi yerine, araştırma yapılmadan ve lehe Yasa karşılaştırılması yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.