11. Ceza Dairesi 2012/31076 E. 2013/706 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2012/31076 Esas 2013/706 Karar 16.01.2013
11. Ceza Dairesi 2012/31076 E., 2013/706 K.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03/12/2012 gün ve 2012/17575/67889 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18/12/2012 gün ve KYB.2012/307977 sayılı ihbarnamesiyle; Resmî belgede sahtecilik suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Hopa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/06/2012 tarihli ve 2012/804 soruşturma, 2012/320 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ardahan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/08/2012 tarihli ve 2012/526 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde; Şüphelinin, 26/12/2011 tarihinde maktul ...'ı İstanbul ili Tuzla ilçesi Orhanlı Mermerciler Sanayi bölgesinde kasten öldürdüğü, maktulün yeğeni...'ı da öldürmeye teşebbüs ettiği olaydan sonra şüphelinin, eşi ile birlikte Bursa iline, oradan da memleketi Hopa ilçesine geçtiği ve 06/01/2012 tarihinde Gürcistan ülkesine geçmek isterken üzerinde "Cahit Odabaş" adına düzenlenmiş sahte kimlikle Hopa'da yakalandığı, şüphelinin atılı suçları işlediği tarihten sonra bir kaç şehir değiştirdiği, sahte kimlikle yurt dışına çıkmak isterken yakalandığı, şüphelinin kaçmasına neden olan kişilerin olduğu ve şüphelinin kayırıldığının iddia edildiği olayda, 22/03/2012 tarihli şikayet dilekçesiyle resmî belgede sahtecilik ve suçluyu kayırma suçlarından şüpheli hakkında şikâyet dilekçesi verildiği halde, suçluyu kayırma suçundan her hangi bir karar tesis edilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun'un kendisine yüklediği soruşturma görevini hiç yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun'un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istemiyle dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü: Şikâyet dilekçesinde işlendiği ileri sürülen suçluyu kayırma eyleminin niteliğine, kanun yararına bozma isteminin kapsamına ve Yargıtay Kanununun 14. maddesine göre kanun yararına bozma istemini inceleme görevi Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesine ait olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.