11. Ceza Dairesi 2012/25081 E. 2013/2343 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2012/25081 Esas 2013/2343 Karar 13.02.2013
11. Ceza Dairesi 2012/25081 E., 2013/2343 K.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 17.08.2012 gün ve 2011/13848/48693 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13.09.2012 gün ve KYB.2012/231992 sayılı ihbarnamesi ile; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na aykırılık suçundan sanık ...'nun, aynı Kanun'un 359/b-l, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1(3 kez), maddeleri gereğince (3 kez) 2 yıl 6 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca sanığın 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına dair Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/07/2010 tarihli ve 2008/461 esas, 2010/176 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde; 1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesinde "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir." hükmü karşısında, sonuç ceza olarak 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanamayacağı, ayrıca suça konu olayda sanığın katılan kurumun zararını gidermediğinin anlaşılması karşısında 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanması için gerekli şartların mevcut olmadığının gözetilmemesinde, 2- Suç tarihleri olan 2002, 2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek eyleminin uygun bulunduğu 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 4369 sayılı Yasa ile değişik 359/b-l. maddesinde onsekiz aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup, aynı eylemin düzenlendiği 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde ise üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, dosya içeriğine göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan Vergi Usul Kanununun 4369 sayılı Yasayla değişik 359/b-l. maddesindeki cezanın, 08/02/2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 276. maddesiyle değişik 359/b maddesine göre lehe olduğu gözetilmeden, temel cezanın 5728 sayılı Yasanın 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b maddesi uyarınca üç yıl hapis olarak belirlenmesi ve ayrıca sanığın, sübutu kabul edilen eyleminden dolayı verilen temel cezadan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 59/2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi gereğince indirimler yapılması halinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun uygulanması durumunda hapis cezasına mahkumiyetin doğal sonucu olarak anılan Yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun da uygulanması gerekeceğinden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun aleyhe sonuç doğurduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istemiyle dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü: I- 1 nolu kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde; incelenen dosya içeriğine göre; Kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamede yer alan 1 nolu düşünce yerinde görüldüğünden, Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2010 gün ve 2008/461 esas, 2010/176 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının CMK’nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.05.2011 gün ve 4/61-79 sayılı kararı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir "hüküm" olmadığından, bu tür kararların yasa yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan bahsedilemeyecek ve 5271 sayılı CMK.nun 309/4-a maddesi uyarınca uygulama yapılacaktır. Bu açıklama uyarınca müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, II- 2 nolu kanun yararına bozma isteminin incelenmesine gelince; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.06.2010 gün ve 11/70-159 sayılı kararında açıklandığı üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının dayanağını oluşturan mahkumiyet hükmünün, hükmün açıklanması, düşme kararının verilmesi veya yeni bir mahkumiyet hükmünün tesisinden sonra temyiz incelemesine konu olabilecek ve ancak bu aşamadan sonra temyiz yasa yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde, koşulları bulunduğu takdirde yasa yararına bozma yasa yolu ile denetlenebilecektir. Görüldüğü gibi açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün hukuken varlık kazanması halinde olağan veya olağanüstü yasa yolu denetimine konu olabileceğinden, açıklanması geri bırakılan hükmün içeriğine ilişkin olan hukuka aykırılıkların yasa yararına bozma yasa yoluyla denetleme olanağı bulunmadığından 2 nolu yasa yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 13.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.