11. Ceza Dairesi 2012/23550 E. 2012/17844 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2012/23550 Esas 2012/17844 Karar 31.10.2012
11. Ceza Dairesi 2012/23550 E., 2012/17844 K.
MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat
I-Sanık hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelen katılan ... vekilinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; Sanığa yüklenen “banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık” suçundan zarar görenin; suça konu sahte senetlerin teminat olarak verilmek suretiyle kullanıldığı kredi veren banka olduğu cihetle, şikayetçi ...'nin suçtan doğrudan zarar görmediği bu nedenle de kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, şikayetçi ... vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II-Sanık hakkında “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelen müdafiinin avukatlık ücretine hükmedilmediğine ilişen temyiz istemiyle sınırlı olarak ve “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelen şikayetçi ... vekilinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; Hüküm ve kararlar da yasa yolu bildiriminin; yasa yolu, mercii, şekli ve süresini de kapsayacak şekilde açıkça anlaşılabilir ve her türlü yanıltıcı ifadeden uzak biçimde belirtilmesi zorunlu olup yüze karşı kurulan hükümde yasa yoluna başvuru için sürenin başlangıcının yanılgıya yol açacak biçimde tefhim veya tebliğden itibaren şeklinde gösterildiği anlaşılmakla sanık müdafiinin 21.12.2010 tarihli “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen hükme karşı 24.03.2011 havale tarihli dilekçe ile temyiz isteminin süresinde yapıldığının kabulüyle ve katılan sıfatını alabilecek surette “resmi belgede sahtecilik” suçundan zarar görmüş olan ve kovuşturma evresinde vekili aracılığıyla usulüne uygun olarak katılma talebinde bulunduğu halde bu isteği karara bağlanmayan şikayetçi ...'nin 5271 sayılı CMK'nun 260/1. maddesi gereğince yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1136 sayılı Yasanın 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm fıkrasına “sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 2.200 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine” fıkrasının eklenmesi suretiyle; “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen hükmün doğrudan; “dolandırıcılık” suçundan verilen hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.