11. Ceza Dairesi 2012/12481 E. 2013/2562 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2012/12481 Esas 2013/2562 Karar 18.02.2013
11. Ceza Dairesi 2012/12481 E., 2013/2562 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : -... hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan; sanığın 03.07.2007 tarihinde öldüğü anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 64/1. maddesi uyarınca düşme -... Bayın hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan; Beraat -Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçu için ; 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek 765 sayılı TCK.nun 102/4 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma -Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında sahtecilik suçu için ; 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 62/1, 53, 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına,hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin.
1) Sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan mahkumiyetine yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin, sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık” suçlarından verilen düşme, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçuna ilişkin verilen ortadan kaldırılmasına kararlarına karşı katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Bozmaya uyularak, toplanan deliller karar yerinde incelenip sanık ...'e yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı bir sebebin bulunmadığı, azaltıcı sebebin ise nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerlereddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ...'ın vefat ettiği dosyada bulunan nüfus kaydından anlaşıldığından, hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nun 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesi gerektiği, sanıklar ..., ..., ..., ...'a yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının kesici son işlem olan sorgu tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği, mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan sanık ... müdafii ve katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 2) Sanık ... Bayın hakkında “resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık” suçlarından beraatine yönelik kararlara karşı katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sorgusunun yapıldığı 03.04.2003 gününden karar tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı, “resmi belgede sahtecilik” suçu yönünden ise hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK'nun 204/1 maddesindeki cezasının miktarına göre tabi olduğu, aynı kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sorgusunun yapıldığı 03.04.2003 gününden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle dolandırıcılık suçu yönünden 765 sayılı TCK'nun 102/4, “resmi belgede sahtecilik” suçu açısından ise 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 3) Sanıklar ..., ..., ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan mahkumiyetlerine ilişkin kararlara karşı, katılanlar vekilleri, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafiinin 13.10.2010 havale tarihli dilekçe içeriğinden sahtecilik suçundan kurulan hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla bu suça hasren yapılan incelemede: Sanık ...'in keşidecisi Heiner Langer olan imzalı, sahte olarak düzenlenmiş 495.000 Euro miktarlı çeki akrabası olan sanık ... adına tahsil etmek istediği, çeşitli bankalardan bilgi aldıkları, işlemin bir aydan fazla süreceği ve masraflı olacağını öğrenmeleri üzerine sanık ... vasıtasıyla sanıklar İ... ve ...'ın çeki Vakıfbank Kızılay Şubesi'ne götürdükleri, banka görevlilerinden aldıkları bilgi doğrultusunda sanık ...'in dava konusu çeki yurt dışına gidip gelen sanık ...'a verdiği, sanık ...'ın da çeki Almanya'da Vakıfbank Frankfurt Şubesi'ne ibraz ettiği ve gerekli inceleme yapılmadan çek karşılığının Vakıfbank Kızılay Şubesi'ndeki sanık ... adına açılan hesaba aktarıldığı, sanık ...'ın hesabındaki paradan 3.000 Euro'sunu sanık ... hesabına, 224.500 Euro'sunu sanık ... hesabına, 126.000 Euro'sunu sanık ... hesabına aktardıkları ve 141.500 Euro'sunun da sanık ... tarafından sanık ...'in direktifi ile çekilip sanık ...'e teslim edildiğinin iddia ve kabul olunduğu olayda, sanık ...'in dava konusu çeki İstanbul Tahtakale'de ... isimli şahıstan aldığını, paraya ihtiyacı olması nedeni ile 400.000 Euroya kırdırmak istediğini söylemesi üzerine durumu arkadaşlarına anlattığını, sanık ...'nın 80.000 Euro, sanık ...'in 85.000 Euro verdiğini, önce çekin fotokopisini Kızılay İş Bankası Şubesi'ne götürüp oradaki görevlilerden çekin sahte olmadığını teyit ettirdiği, kendisinin de ...'ya parayı verip çekin aslını aldığını, çekin tahsili ve işlemlerin hızlanması için tanık ...vasıtasıyla sanık ...'a bankacı tanıdıklarının olup olmadığını sorup yönlendirmesiyle Vakıfbank Kızılay Şubesi'ne müracaat ettiklerini beyan etmesi, sanıklar ...ve ...'in de; sanık ...'in komisyon karşılığı kırmak için elinde bulunan çekle ilgili kendilerinden para istediğini 10.000 Euro karşılığında 80.000 ve 85.000 Euro verdiklerini, çekin sahte olduğunu bilmediklerini ifade etmeleri, sanık ...'ın; arkadaşı olan Hakan Sezer'in kendisini arayarak yabancı banka çekinin tahsili için tanıdık banka olup olmadığını sorması üzerine şirket hesaplarının da bulunduğu Vakıfbank Kızılay Şubesi'nde görev yapan Yonca Hanımın yardımcı olabileceğini herhangi bir komisyon talebinin de olmadığını savunması, tanık ...'ın da ...adına hesabı kendilerinin açtıklarını belirterek, sanık ve tanıkların aşamalardaki istikrarlı ve değişmeyen beyanlarının aksine resmi belgede sahtecilik suçuna iştirak ettiklerine dair mahkumiyetlerine yeterli kesin, somut her türlü şüpheden uzak her hangi bir delil de elde edilmediği gözetilmeden beraatleri yerine mahkumiyetlerine hükmolunması, Yasaya aykırı, katılanlar vekilleri, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.