11. Ceza Dairesi 2011/9657 E. 2011/21208 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2011/9657 Esas 2011/21208 Karar 27.10.2011
11. Ceza Dairesi 2011/9657 E., 2011/21208 K.
Resmî belgede sahtecilik ve güveni kötüye kullanma suçlarından şüpheliler ..., ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04/05/2009 tarihli ve 2009/25280 soruşturma, 2009/2489 büro, 2009/5901-437 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Beyoğlu 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 31/07/2009 tarihli ve 2009/606 müteferrik sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre; ...Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş. ve ... Online A.Ş. yetkilisi olan şüpheliler ile müştekinin arasında borsada alım satım işlemlerine ilişkin aracı kurum ilişkisi olduğu belirtilerek, olayda taraflar arasındaki anlaşmazlığın alım satım emirlerinden kaynaklı hukukî nitelikli ihtilaf olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun'un kendisine yüklediği soruşturma görevini hiç yerine getirmediği, ortada kanuna uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun'un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 01.06.2011 gün ve 2010/7238-31562 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2011 gün ve KYB.2011/225016 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: Şikâyet dilekçesinde işlendiği ileri sürülen eylemin niteliğine, kanun yararına bozma isteminin kapsamına ve Yargıtay Kanununun 14. maddesine göre kanun yararına bozma istemini inceleme görevi Yüksek Yargıtay 15. Ceza Dairesine ait olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.