11. Ceza Dairesi 2011/3402 E. 2012/13352 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2011/3402 Esas 2012/13352 Karar 05.07.2012
11. Ceza Dairesi 2011/3402 E., 2012/13352 K.
Sahte belgeyi bilerek kullanmak suçundan sanık ...'nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 347/ilk ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri uyarınca 91.260.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/03/2002 tarihli ve 2001/214 esas, 2002/72 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine sahte belgeyi bilerek kullanmak suçundan dolayı lehe düzenleme bulunmadığından bahisle önceki hükmün aynen korunmasına ilişkin, aynı Mahkemenin 28/07/2005 tarihli ve 2001/214 esas, 2002/72 sayılı ek kararına müteakip, 08/02/2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un lehe hükümlerinin uygulanması amacıyla yapılan talep üzerine, sanık hakkında 5728 sayılı Kanun'un 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, hükmün aynen infazına dair, aynı Mahkemenin 24/03/2008 tarihli ve 2001/214 esas, 2002/72 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/04/2008 tarihli ve 2008/521-521 değişik iş sayılı kararı ve tüm dosya kapsamına göre. 1- İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/07/2005 tarihli ve 2001/214 esas, 2002/72 sayılı ek kararı ile ilgili olarak; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde, 2- İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/04/2008 tarihli ve 2008/521-521 değişik iş sayılı karar ile ilgili olarak; Mahkemesince, sanığın kişiliği hakkında edinilen kanaate göre sanık hakkında 5728 sayılı Kanun'un 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ve hükmün aynen infazına dair karar verilmiş ve keza yapılan itirazın da reddine karar verilmiş ise de, 08/02/2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici madde 1/2. maddesindeki "Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkûmiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ilâ 101. maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak, hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde karar verildiği nazara alınmaksızın itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 05.01.2011 gün ve 2010/268-2011/1670 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2011 gün ve KYB.201121359 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve 08/02/2008 gün ve 26781 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici madde 1/2. maddesindeki "Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkûmiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13/12/2004 gün ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ilâ 101. maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak, hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 gün ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmelidir. İncelenen dosya içeriğine göre; sahte belgeyi bilerek kullanmak suçundan hükümlü ...’nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 347/ilk ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri uyarınca 91.260.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/03/2002 gün ve 2001/214 esas, 2002/72 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine; hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunluluğu gözetilmeden, aynı Mahkemenin 28/07/2005 gün ve 2001/214 esas, 2002/72 sayılı ek kararı ile sahte belgeyi bilerek kullanmak suçundan dolayı lehe düzenleme bulunmadığından bahisle önceki hükmün aynen korunmasına karar verildiği keza 08/02/2008 gün ve 26781 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un lehe hükümlerinin uygulanması amacıyla yapılan talep üzerine de aynı Mahkemenin 24/03/2008 gün ve 2001/214 esas, 2002/72 sayılı kararı ile duruşma açılmadan, ancak takdir hakkının kullanılması suretiyle sanık hakkında 5728 sayılı Kanun'un 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, hükmün aynen infazına karar verildiği ve bu karara yönelik itirazın da İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/04/2008 gün ve 2008/521-521 değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği anlaşılmakla kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünceler yerinde görüldüğünden İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/07/2005 gün ve 2001/214 esas, 2002/72 sayılı ek kararı ile aynı Mahkemenin 24/03/2008 gün ve 2001/214 esas, 2002/72 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/04/2008 gün ve 2008/521-521 değişik iş sayılı kararının CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 05.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.