11. Ceza Dairesi 2011/1955 E. 2011/2053 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2011/1955 Esas 2011/2053 Karar 14.04.2011
11. Ceza Dairesi 2011/1955 E., 2011/2053 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : 1-Sanık 1-Sanığın ...'a karşı işlediği suçundan: TCK 157/1, 62/1, 53/1 maddeleri gereğince; 1 yıl hapis ve 1000 YTL adli para cezası ve yasada sayılı haklardan yoksun bırakılmasına.
I-Sanık ...'ın katılan ...'a karşı "dolandırıcılık" suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Daha önce kasıtlı bir suçtan kesinleşmiş mahkumiyeti olması nedeniyle koşulları bulunmadığından, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5278 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK. nun 231/5 maddesinden yararlanamayacağı anlaşılan sanık hakkında yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı nedenlerin bulunmadığı takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca 5237 Sayılı Yasa hükümlerinin açıkça sanık lehine olduğu anlaşılmış ve incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın eksik incelemeye, suçsuz olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, nitelendirmenin yanlış yapıldığına, eylemin suç teşkil etmediğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II)Sanıklar ... ve ...’ın yakınan ...’a karşı “dolandırıcılık” suçlarından mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik sanık ... müdafii ile sanık ...’nın temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabii olduğu, suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 03.02.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık ... müdafii ile sanık ...’nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, III)Sanıklar ... ile ...’nin katılan ...’a, sanık ...’in ise ayrıca yakınanlar ... ve ...’e karşı “dolandırıcılık” suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik sanık ... müdafii ile sanık ...’in temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile sanıklardan Muharrem müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.