11. Ceza Dairesi 2011/12995 E. 2012/3468 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2011/12995 E. 2012/3468 K. — Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2011/12995 Esas 2012/3468 Karar 14.03.2012
11. Ceza Dairesi 2011/12995 E.,  2012/3468 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi(Şişli 10. Asliye Ceza Mahkemesi)
SUÇ : Sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanık ...'ın sahtecilik suçundan: TCK.nun 204/1, 53. maddeleri gereği 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına

Sanık ...’ın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında ısrarlı ve tutarlı şekilde sahte hüviyet cüzdanını diğer sanığın düzenleyip kendisine verdiğini, dolandırıcılık suçu için de kendisini azmettirdiğini savunmasına, sanık ...’ın talimat yoluyla mahkemece alınan savunmasında diğer sanık ...'ı olay öncesinde tanıdığını, daha önce de Dünya gazetesinde çalıştığını savunmasına, Cumhuriyet savcısı tarafından 31.05.2007 tarihinde alınan şüpheli ifadesinde de olayı birlikte gerçekleştirdiklerini, sanık ...'ı bankaya kendisinin gönderdiğini, para tahsilat makbuzlarını da kendisinin verdiğini beyan etmesine göre, yüklenen suçları sanıkların birlikte işlediklerini CMK’nun 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre değerlendirip suçların sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki sanık ... yönünden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek önceden Dünya gazetesi adına sahte tahsilat makbuzları da düzenlediklerinin iddia olunması karşısında belgede
sahtecilik suçunun zincirleme olarak işlenip işlenmediğinin tartışılmaması ve adli para cezaları alt sınırdan ayrılarak hükmolunduğu halde hapis cezalarının alt sınırdan ayrılarak hükmolunmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre, dolandırıcılık suçundan cezaları azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar müdafilerinin sübutun bulunmadığına, fazla ceza verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, 5237 sayılı TCK.nun 145. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Her iki suçtan hüküm kurulurken 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanıkların sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezaların infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde anılan maddedeki tüm haklardan hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmaları şeklinde hükümler kurulması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlar çıkartılarak yerine “5237 sayılı TCK. nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına“ denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın