11. Ceza Dairesi 2011/10250 E. 2012/19019 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2011/10250 Esas 2012/19019 Karar 08.11.2012
11. Ceza Dairesi 2011/10250 E., 2012/19019 K.
Sahte kimlik kullanmak suçundan sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 350/1-3. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kartal 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/11/1998 tarihli ve 1996/1202 esas, 1998/1244 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, yeniden yapılan yargılama sonucunda 4616 sayılı Kanun uyarınca zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle cezanın çektirilmesine yer olmadığına dair aynı Mahkemenin 14/09/2010 tarihli ve 1996/1202 esas, 1998/1244 sayılı ek kararın tüm dosya kapsamına göre. 4616 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen- Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun'un 1. maddesi 4. bendi uyarınca, 23 Nisan 1999 tarihine kadar islenmiş suçlardan dolayı sanık hakkında henüz hüküm verilmemiş ise davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verilebileceği, kesin hükümle sonuçlanmış davalarda sadece cezanın infazı sırasında indirim yapılmak suretiyle şartla tahliye hükümlerinin uygulanması gerektiği, diğer yandan 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/4. maddesinde yer alan, "Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, ilk kararının kesinleşmesinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca, lehe Kanun değerlendirilmesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilemeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14/07/2011 gün ve 2011/9198/38892 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/08/2011 gün ve KYB 2011/255809 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmekle birlikte hükümlü lehine hükümler içermesi nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 7. (765 sayılı TCK.nun 2.) maddesi uyarınca uygulanması gereken 4616 sayılı Yasanın 1. maddesinin 2. bendiyle Yasa kapsamına giren ve 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenen suçlardan dolayı şahsî hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûm edilenlerin cezalarından 10 yıl indirim yapılmasının öngörüldüğü ancak bu indirimin her bir suç için ayrı ayrı değil toplam hükümlülük süresinden bir defaya mahsus olmak üzere yapılacağı, düzenlemenin hükümlülerin cezaevinde kalma süresinin kısaltılmasını veya hiç cezaevine girmeden salıverilmeleri yoluyla cezalarının infazını sağlamakla birlikte ceza mahkûmiyetini bütün neticeleri ile ortadan kaldırmadığı, kaldı ki Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.02.2009 gün ve 220/28 sayılı kararında açıklandığı üzere sadece infazına başlanılmamış veya infaz edilmekte olan hükümlerin değil hukuki yarar bulunmak koşulu ile infaz edilmiş hükümlerin dahi uyarlama yargılamasına konu edilebileceği cihetle; kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı da gözetilerek uyarlama yargılamasına devam olunup lehe yasa saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hükümlüye yüklenen suçun 4616 sayılı Yasa kapsamında kaldığı ve Yasanın yürürlüğe girmesinden itibaren 10 seneyi aşan zaman geçtiği anlaşıldığından cezanın artık infazının mümkün olmadığından bahisle yazılı şekilde cezanın çektirilmesine yer olmadığına karar verilmesi yasaya aykırı ve kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görüldüğünden, Kartal 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14.09.2010 gün ve 1196/1202 esas, 1998/1244 sayılı ek kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, mahkemesince 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak uyarlama yargılaması yapılmak üzere dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 08.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.