11. Ceza Dairesi 2010/3828 E. 2012/3285 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2010/3828 Esas 2012/3285 Karar 12.03.2012
11. Ceza Dairesi 2010/3828 E., 2012/3285 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, banka veya kredi kartının kötüye kullanılması HÜKÜM : 765 sayılı TCK'nun 350/1-3, 80, 59/2. maddesi gereğince 11 ay 20 gün hapis cezası, 765 sayılı TCK'nun 157/1, 168/1, 62/1. maddesi gereğince 3 ay 10 gün hapis ve 60 YTL a.p.c.,
I)Sanık müdafiinin banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı TCK. nun 168. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün, 245/3. madde ve fıkrasında belirtilen suçta uygulama yeri bulunmadığı halde, bu madde ile uygulama yapılmak suretiyle eksik ceza tayini, suça konu sahte nüfus cüzdanının 10.04.2006 tarihinde sanıkta ele geçirilmiş olması karşısında,sahtecilik eylemi yönünden suç tarihinin 10.04.2006 tarihi olduğu ve 5237 sayılı TCK. nun 204/1. madde ve fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmeden, lehe olduğundan bahisle sanık hakkında 765 sayılı TCK. 350/1-3 madde ve fıkrası uygulanmış ise de karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmıştır. 5237 sayılı TCK.nun 245/3. madde ve fıkrası gereğince hükmolunan cezaya etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması halinde sonuç ceza 5 yıl hapis ve 3000.-TL. adli para cezası, sahtecilik suçundan ise sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Yasanın 204/1, 43, 62. maddelerinin en lehe şekilde uygulamasıyla sanık hakkında hükmolunacak sonuç ceza 2 yıl 1 ay hapis cezası olmakla, her iki suç yönünden doğru uygulama yapıldığında hükmolunacak cezaların miktarı itibariyle 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulama kapsamı dışında kaldıkları da gözetilerek, Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak; Suça konu sahte nüfus cüzdanı ile kredi kartının dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “İzmir adli emanetinin 2006/3540 sırasında kayıtlı sanık tarafından sahte olarak düzenlenen nüfus cüzdanı ile kardeşi kimliği ile şekerbank tan aldığı kredi kartının 5237 sayılı TCK.nun 54/1. maddesi gereğince zor alımına” ibaresi çıkartılarak yerine “Emanetin 2006/3540 sırasında kayıtlı suça konu sahte nüfus cüzdanı ile kredi kartının dosyada delil olarak saklanmasına” denilmek suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II)Sanık müdafiinin dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; Yapılan duruşmaya,toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak; 1)Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı, 2)Kabule göre de; Sanığın sabıkasına esas teşkil eden 3167 sayılı Yasanın 16/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine ilişkin karar örneğinin getirtilip hükümden sonra 20.12.2009 tarih ve 27438 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” un yürürlükten kaldırılmış olduğu ve değişiklik hükümleri de gözetilerek infaz ve silinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmak suretiyle sonucuna göre, 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi gözetilerek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK'nun 231. maddesi uyarınca sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.