11. Ceza Dairesi 2010/2182 E. 2012/17536 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2010/2182 E. 2012/17536 K. — Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2010/2182 Esas 2012/17536 Karar 16.10.2012
11. Ceza Dairesi 2010/2182 E.,  2012/17536 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1- ... için, beraat,
2- ... için, TCK.nun 204/1, 62, 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hp, erteleme, vekalet ücreti

I-Sanık ... hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık hakkındaki hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
1-Bornova Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğünün 09.02.2006 tarih, 2233 numaralı geçici inşaat ruhsatını sahte olarak düzenlediği iddiasıyla sanık hakkında açılan kamu davasında; yapı kontrol müdürlüğünün 09.05.2006 tarihli yazısında örneği gönderilen belgenin müdürlüklerince düzenlenmediği, belge altında isim ve imzası bulunan kişilerin farklı müdürlüklerde görev yaptıkları ve sahte oluşturulan belge aslının Çevre Koruma Müdürlüğünde bulunan GSM ruhsat talebine ilişkin dosyasına sunulmuş olduğunun belirtildiği, sanığın inşaat ruhsatı almak için yapı ruhsat şubesine başvurduğunu, yetkililer tarafından gerekli tespitlerin yapıldığını, geçici inşaat ruhsatı verilmesinde sakınca bulunmadığına dair yazının yazıldığını ve kendisinin de işlemler yönünden gereken harçları yatırdığını savunduğu, belge üzerinde imzası bulunan Hüseyin Tunabaşı, Sedat Yıldırım ve ...'ın tanık olarak alınan ifadelerinde; belgelerdeki imzaların kendilerine ait olmadığını, yapı kontrol müdürlüğünde görevli bulunmadıklarını ve belgenin şekil itibari ile de inşaat ruhsatına benzemediğini beyan ettikleri ancak sanık müdafii tarafından 26/05/2006 tarih, 2235 numaralı aynı birim ve kişiler tarafından düzenlenmiş ve şekil itibari ile suça konu belgeye benzer bir başka geçici inşaat ruhsatının dosyaya örnek olarak sunulduğu, anılan belgenin aslının ve gerçekliğinin araştırılmadığı, belge aslı üzerinde bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde imzaların sanığın ve ismi geçen memurların eli ürünü olmadığına ve tanık beyanları dikkate alınarak belgenin şekil itibari ile inşaat ruhsatına uygun şekilde düzenlenmemiş olması nedeniyle aldatma yeteneğinin bulunmadığına dair rapor düzenlendiği görülmekle;
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti açısından; sanık müdafii tarafından dosyaya onaysız örneği ibraz edilen 26/05/2006 tarih, 2235 numaralı geçici inşaat ruhsat aslının ilgili birimden sorulması, belgeyi düzenlemiş görünen tanıkların hangi birimde çalıştıklarının ve geçici inşaat ruhsatının verilme prosedürünün ve sanık tarafından ruhsata yönelik bir başvurunun yapılıp yapılmadığının, harç yatırılıp yatırılmadığının, başvuru dosyası varsa hangi aşamada bulunduğunun ilgili belediyeden araştırılarak mukayeseye esas olmak üzere ilgili müdürlükten "geçici inşaat ruhsatına" ilişkin belge örneklerinin de temininden sonra belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık özelliğinin tespitinin mahkemeye ait olduğu cihetle, suça konu belge ile temin edilecek örneğin karşılaştırılarak duruşmada incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulduktan sonra aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığı tespit edilip, TCK'nun 211. maddesinin uygulama koşullarının mevcut olup olmadığı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı,
2-Kabule göre de; hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231 ve TCK.nun 7/2. maddeleri gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 16.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın