11. Ceza Dairesi 2010/1197 E. 2010/4853 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2010/1197 Esas 2010/4853 Karar 28.04.2010
11. Ceza Dairesi 2010/1197 E., 2010/4853 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık HÜKÜM : 3 kez 5237 sayılı TCK.nun 158/2, 52/2, 53/1-2, 63/1.maddeleri gereğince 3 kez 3 yıl hapis ile 3 kez 20.000,00YTL.adli para cezası, 53/1-2.maddelerine göre hak yoksunluğu, gözaltı ile tutuklulukta geçen sürelerin cezadan mahsubu
Sanığın, önceden tanıdığı ... ile arkadaşı ...’ ...parkında beklediğini söylediği, bu kişilerin parka gittiklerinde bir masa etrafında kalabalık bulunduğunu, masada Erzincan Milletvekili ...’ün konuşma yaptığını, Milletvekilinin yakınındaki sandalyeden kalkarak yanlarına gelen sanık ile birlikte başka bir masada oturdukları sırada, “biz kendi adamlarımızı işe alıyoruz, şu anda onun toplantısını yapıyorduk, çocuklar sizi de iyi bir işe yerleştirelim” şeklindeki ifadesi üzerine ... ile arkadaşı ...’ın “milletvekili ile aynı masada gördüğümüz için inandık, kabul ederek ne yapmamız lazım” dedikleri ve sanık tarafından istenen parayı daha sonra teslim ettiklerine ilişkin beyanları dikkate alındığında; sanığın, milletvekili yanında hatırı sayıldığı konusunda inandırıcı söz ve hareketlerde bulunduğunun anlaşılması karşısında, mahkemenin 5237 sayılı TCK. nun 158/2. maddesindeki suçun gerçekleştiği yönündeki nitelendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin 1.bendindeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan duruşmaya, karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin delil bulunmadığına, suç unsurlarının oluşmadığına, fazla ceza verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5237 sayılı TCK. nun 43/2. maddesinde, “aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda tek bir cezaya hükmolunarak birinci fıkrada yazılı zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağı" şeklindeki düzenleme nazara alınarak, iddianamenin anlatım kısmında ...’dan aynı zamanda para alındığı belirtilerek bu şahsa yönelik suçtan da bahsedilmesi ve adı geçenin 14.04.2009 tarihli hazırlık ifadesinde sanıkla telefonda tartıştıktan sonra şikayetçi olduğunu bildirmesi nedeniyle, ...’a yönelik işlenen suçtan dolayı ayrıca dava açılıp açılmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde söz konusu dava dosyasının celbi ile, derdest olması halinde davaların birleştirilmesi, mükerrer olup olmadığının kesin surette belirlenmesi ve denetime olanak sağlanması bakımından bununla ilgili varsa dava dosyası aslının ya da onaylı suretinin dosya içersine konulup sonucuna göre ve bir kısım katılanlar ile birlikte ...’ın paraları aynı anda verdiklerini beyan etmeleri gözetilip sanığın hangi mağdurlardan aynı yer ve zamanda, hangi mağdurdan farklı tarihte, ayrı ayrı para aldığı araştırılıp birden fazla mağdurdan aynı anda veya aynı mağdurdan bir suç işleme kararı altında değişik tarihlerde para alınmasının zincirleme suçu oluşturacağı gözetilerek sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri yerine suçun her bir mağdura karşı ayrı ayrı işlendiği ve mağdur sayısınca oluştuğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 Sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.