11. Ceza Dairesi 2009/9702 E. 2010/6871 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2009/9702 Esas 2010/6871 Karar 08.06.2010
11. Ceza Dairesi 2009/9702 E., 2010/6871 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık (hırsızlık) HÜKÜM : 765 sayılı TCK.nun 503/1, 522, 59/2, 40.maddeleri gereğince 9 ay 27 gün hapis ve 26.250YTL.apc.
Sürücü belgesi bulunmayan sanığın, babasına ait kamyoneti satın almak isteyen mağduru uyarılara rağmen ilçe merkezine götürme hususunda ısrar ederek birlikte ilçeye geldiklerinde şikayetçinin bankadan çekerek poşet içerisine koyduğu parayı alıp "hayırlı olsun" diyerek aracın anahtarını verdiği ancak paranın beldede bulunan araç sahibi babası'e verilip satış işlemi yapılacağından hep birlikte beldeye dönecekleri için aracın anahtarını geri alarak yola çıktıkları, ilçeden çıkmadan başka bir banka civarından geçerken bankanın açık olup olmadığını sorup parayı babası adına bankaya yatıracağını söyleyip, bankanın görülmediği yakın bir sokak içinde şikayetçi ve tanıkin bulunduğu aracı bırakıp bankaya gideceğinden bahisle uzaklaştığı olayda aracı satmaya yetkisi bulunmayan ve henüz satış işlemi tamamlanmayan aracı terk ederek şikayetçiye ait parayı önceden hazırladığı plan dahilinde kendisine teslimini sağlayan sanığın eyleminin "dolandırıcılık" suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki suç vasfına ilişkin bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. 1-Yargılama sırasında mağdurun zararlarının karşılandığının anlaşılması karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı da tartışılıp sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27.01.2009 gün ve 219/6 sayılı kararında da açıklandığı üzere; 765 sayılı Yasanın 95/2. maddesi uyarınca verilen aynen infaz kararı, hükmün bir parçası olmayıp, dolaylı bir sonucu olması, aynen infaza ikinci hükmü tesis eden mahkemece karar verilebileceği gibi, erteli mahkûmiyete karar veren mahkemece de ikinci hükmün kesinleşmesi üzerine yapılan ihbar sonucu karar verilebileceği, önceki erteli mahkûmiyetler yönünden de, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 7 ve 5252 sayılı Yasanın 9. maddeleri ile 5728 sayılı yasayla değişik CMK’nun 231. maddesi uyarınca uyarlama kararı verilmesi zorunluluğunun bulunması karşısında, uyarlanmayan hükümler yönünden aynen infaz kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde sanık hakkında uyarlandığı anlaşılmayan önceki kesinleşmiş cezalarının 765 sayılı Yasanın 95/2. maddesi uyarınca aynen infazına karar verilmesi,
Kabule göre ise, 2-765 sayılı TCK.nun 503/1 maddesinde yazılı “bir misli” tabirinin elde edilen haksız menfaatin kendisini ifade ettiği gözetilmeden, iki misli alınarak temel adli para cezasının fazla tayini, 3-765 sayılı TCK.nun 59/2. maddesi uyarınca uygulama yapılırken hesap hatası sonucu 10 ay 15 gün yerine yazılı şekilde eksik hapis cezası tayini, 4-Sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 522/1. maddesi uyarınca suç tarihi itibari ile pek fahiş olmakla birlikte daha az veya çok miktarda menfaat elde edenler arasında gözetilmesi gereken hak ve nesafet kurallarına aykırı biçimde 1/20 oranında artırım yapılarak eksik ceza tayini, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibari ile kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 08.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.