11. Ceza Dairesi 2009/20686 E. 2012/16878 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2009/20686 Esas 2012/16878 Karar 09.10.2012
11. Ceza Dairesi 2009/20686 E., 2012/16878 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, iftira HÜKÜM : 1.TCK'nun 204/1, 43/1, 62/1, 58, 53/1-2 maddelerince 3 yıl 9 ay hapis. 2.TCK'nun 268/1 del. 267/1, 62/1, 58, 53/1-2 maddelerince 1 yıl 3 ay hapis.
Sanık hakkında daha ağır cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1-) Sanığın, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan farklı kişiler adına düzenlenmiş nüfus cüzdanları, sürücü belgesi, silah taşıma ruhsatı, polis kimlik kartı ve askeri personele ait emekli kimlik kartını çalıntı aracı kullanırken yakalandığında fırsatını bularak tuvalete sakladığından bahisle açılan kamu davasında; suça konu belgelerde isimleri geçen şahısların gerçek kişi olup olmadıkları araştırılarak, olduklarının belirlenmesi halinde eylemin adına sahte belge düzenlenen kişi sayısınca 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen ayrı bağımsız resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı var olmamaları halinde ise 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinde “değişik zamanlarda” denilmesi karşısında aynı zaman diliminde ve peşpeşe düzenlenip düzenlenmedikleri araştırılarak aynı anda düzenlendiklerinin belirlenmesi halinde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmayacağından eylemin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ancak sanığın güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önemi, kastın yoğunluğu ve sahte belge sayısı dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-) 24.09.2007 günü kolluk birimince yakalanan sanığın, üzerinde bulunan sahte belgeleri tuvaletteki sifon içerisine sakladığının anlaşılmasıyla hakkında yapılan soruşturmada, isminin Abdulkadir Aysal olduğunu beyan ettiğine dair dosya içerisinde bir delil bulunmadığı gibi, çalıntı olduğu iddia edilen araçla ilgili Cumhuriyet savcılığınca bir soruşturma yapılmadığı, bu nedenle işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemediği, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullandığı gerçek kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği cihetle, 5237 sayılı TCK'nun 268. maddesinde düzenlenen iftira suçunun unsurlarının oluşmadığı gibi bu isimle herhangi bir belge de düzenlenmediği gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, 3-)5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 09.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.