11. Ceza Dairesi 2008/10285 E. 2011/1663 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2008/10285 Esas 2011/1663 Karar 23.03.2011
11. Ceza Dairesi 2008/10285 E., 2011/1663 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği-banka ve kredi kurumlarını dolandırmak. HÜKÜM : 1-Sahte çek düzenlemek suçundan,lehe olduğu değerlendirilerek,765 sayılı TCK'nın 342/1,80,59/2.mad.uyarınca 2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
I-Sanığın, dolandırıcılık suçundan mahkümiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; yüklenen dolandırıcılık suçunun tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 15.03.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, II-Sanığın, resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkümiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; 1-Sanığın, Yalova Elyaf ve İplik A.Ş. ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, ticari defter ve kayıtları incelendiğinde bu şirketle yaptıkları alışverişlerin karşılığında 600 milyar liranın üzerinde bir paranın kendi hesaplarından onların hesabına aktarılmış olduğunun görüleceğini, anlaşmaları gereğince siparişlerini bildirip çeklerini boş olarak onlara verdiklerini, onların da malları gönderip sipariş bedelini çeklerin üzerlerine yazdıklarını, Kendisinin de İstanbul’a gittiğinde çekleri imzaladığını, suça konu çekleri de aynı şekilde güven esasına dayalı olarak doldurmadan anılan şirkete verdiğini, daha sonra şirketin ekonomik sıkıntıya düştüğünü ve konkordato ilan ettiğini öğrenmesi üzerine, boş çeklerinin iadesini istediğini, ancak onların 3 adet çeki her birine 25’er milyar yazıp ciro ederek Ekspo Factoring A.Ş.’ye verdiklerini öğrenip, ilgililer hakkında C. Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, sanığın şirketi ile Yalova Elyaf ve İplik A.Ş. arasında savunmada bildirilen çapta bir ticari ilişki bulunup bulunmadığı, suça konu çeklerin seri numarasına yakın başka çeklerin sanık tarafından Yalova Elyaf ve İplik San. A.Ş.’ye verilip verilmediği, verilmiş ise bunlardan ödenen olup olmadığı, her iki şirkete ait defter ve belgeler ile banka kayıtlarından araştırılıp, gerektiğinde bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılarak ve Yalova Elyaf İplik A.Ş.yetkilisi hakkında 19.06.2003 tarihli ara kararı da gözetilerek Yalova C.Başsavcılığında yapılmış bir soruşturma ve açılmış bir dava olup olmadığı araştırılarak varsa birleştirilmesi mümkün olmadığı takdirde ilgili dosyanın getirtilerek incelenmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya konulup toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, “sanığın savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığından” bahisle eksik inceleme sonucu, kanaate dayalı olarak yazılı şekilde mahkümiyetine hükmolunması, 2-Kabule göre de; Sanığın, suça konu 3 adet boş çekini Yalova Elyaf ve İplik San. A.Ş.’nin yetkililerine, onların da sahte olarak düzenlendikten sonra bankadan alacakları krediye karşılık teminat olarak aynı anda bankaya vermesinden ibaret olayda, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK.nun 80.maddesinin koşulları oluşmakta ise de, farklı bir düzenleme getiren 5237 Sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, aksi halde suçun, aynı anda bir kişiye karşı birden fazla işlenmesi halinde teselsülün gerçekleşmediğinin kabulü ile bu hususun TCK.nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde dikkate alınması gerektiğinden, 5237 Sayılı TCK.nun 7/2 maddesi de gözetilerek, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca her iki yasanın olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanarak, cezanın kişiselleştirilmesinden sonra lehe yasanın tespiti gerekirken, bu ilkelere uyulmadan ve suçun 5237 Sayılı Yasa bakımından da zincirleme işlendiğinin kabul edilerek denetime olanak vermeyecek şekilde 765 sayılı Yasa hükümlerinin lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.