10. Hukuk Dairesi 2012/9092 E. 2012/10237 K. — Yargıtay Kararı
10. Hukuk Dairesi 2012/9092 Esas 2012/10237 Karar 04.06.2012
10. Hukuk Dairesi 2012/9092 E., 2012/10237 K.
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :675-40
Dava, 2330 sayılı yasaya göre nakti tazminat aylığı almakta iken aylığı sebepsiz durdurulan davacının aylığa hak kazandığının tespiti ile ödenmeyen aylıklardan şimdilik 1000 TL'nin yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hükmün, davalı SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Somut olayda davacı, geçici köy koruculuğu yaptığı sırada ,pusu görevi sonrası düşerek sakatlanmış ve kendisine 2330 sayılı Yasa gereğince nakti tazminat aylığı bağlanmıştır.Davacının 15.11.1974-14.07.2008 tarihleri arası oda kaydı bulunması sebebiyle 2330 sayılı Yasa kapsamında geçici köy koruculuğu yapıp yapmadığı ve nakti tazminat aylığı almaya hak kazanmasının mümkün olup olmadığı hususunda Kurum içi yazışmalar sırasında davacıya bağlanan tazminat aylığı durdurulmuştur.İş bu dava ile davacı ,aylığa hak kazandığının tespiti ile ödenmeyen aylıklardan şimdilik 1000 TL nin yasal faiziyle tahsili istemektedir Davalı Kurum aylıkların durdurulduğu tarih itibariyle yeniden ödenmeye başladığını ,davanın konusuz kaldığını ileri sürmüştür. 5434 sayılı Yasa kapsamında (harp malulü, vazife malülü, 2330 ve 3713 sayılı Yasa kapsamında vazife malülü) vazife malullüğü aylığı bağlananların aylıkları, tekrar Emekli Sandığı Kanunu kapsamında çalışmaya başlamaları halinde 99.madde hükmüne göre kesilmekte iken, 5510 sayılı Yasanın Geçici 14.maddesinin c ve d bendi hükümlerine göre, sadece 3713 sayılı Yasa kapsamında vazife malulü olanların aylıklarının tekrar çalışmaya başlamaları halinde veya çalışmakta iken emekliye sevk onayı yazısı almaları halinde, vazife malullüğü aylıkları kesilmeksizin 4/c kapsamında çalışmalarına olanak tanımaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın, adli yargıda mı, yoksa idari yargıda mı çözümlenmesi gerektiği hususu gündeme gelmektedir. 5510 sayılı Yasanın 47.maddesi, bu yasanın yürürlüğe girmesinden sonra ilk defa 4/c kapsamında sigortalı olanlar hakkında uygulanacağını hükme bağlamıştır. Davacının 5510 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce, Emekli Sandığı iştirakçisi olduğu ve gerek 5510 sayılı Yasanın 47'nci maddesi, gerekse 5510 sayılı Yasanın Geçici 4 ve Geçici 14/d maddesi uyarınca, davacıya 5434 sayılı Yasaya göre vazife malûllüğü aylığı bağlanması gerektiği açıktır. 5510 sayılı Yasanın geçici 7.maddesinin birinci fıkrası “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20'nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir.” hükmünü getirmiş, 5510 sayılı Yasanın Geçici 4. maddesi ise, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1'nci maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32'nci, 34'ncü ve 37'nci maddelerindeki şartları haiz oldukları müddetçe devam edilir… 5434 sayılı Kanuna göre iştirakçi olup bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak çalışmaya başlayanlardan vazife malûllüğü kapsamına girenler hakkında, bu Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasına göre işlem yapılır. ... Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır…” hükmüne yer verilmiştir. Davacının, emekli sandığı kapsamında geçici köy koruculuğu yaptığı sırada ,pusu görevi sonrası düşerek sakatlandığı,vazife malûllüğü aylığı bağlanması isteminde bulunduğu anlaşılmakla, dava konusu uyuşmazlığın, yukarıda sıralanan düzenlemeler ışığında idari yargıda çözümlenmesi gerektiği yönü gözetilmeksizin, davanın esasına girilerek karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.