10. Hukuk Dairesi 2012/7862 E. 2013/5309 K. — Yargıtay Kararı
10. Hukuk Dairesi 2012/7862 Esas 2013/5309 Karar 19.03.2013
10. Hukuk Dairesi 2012/7862 E., 2013/5309 K.
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, tavzih talebi ise reddedilmiştir. Hükmün, davalı .... vekili tarafından tavzihe talebine ilişkin ek kararın ise davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, tavzih talebine ilişkin ek karara yönelik davacı Kurum avukatının temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-)Davalı .... vekilinin 30.12.2010 tarihli hükme yönelik temyiz itirazları üzerinde yapılan incelemede; Hüküm İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesi hükmüne göre, iş mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir. Olayda hüküm 05.01.2012 tarihinde temyiz edene tebliğ edilmiş, temyiz ise 18.01.2012 tarihinde vuku bulmuştur. Şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir. O hâlde, 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da gözönünde tutularak davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden REDDİNE, 2-)Davacı Kurum vekilinin tavzih talebine ilişkin 11.10.2011 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazları üzerinde yapılan incelemede ise; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305. maddesi incelendiğinde, hükmün tavzihi, ancak hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesi için istenebilir. Hüküm fıkrasından da açıkça anlaşılacağı üzere, taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacak, genişletilemeyecek ve değiştirilemeyecektir. Somut olayda, davacı Kurum vekili, davanın tam kabul edilmesine rağmen, davalı yararına vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek, tavzih talebinde bulunmuş olup, mahkemece, maddi hatanın düzeltilmesi yolu ile kararın değiştirilemeyeceği gerekçesiyle, tavzih talebi reddedilmiş ise de, davanın tam kabulü halinde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunun 305. maddesinde düzenlenen hükmün; "birbirine aykırı fıkralar içermesi kapsamında," kalıp tavzihi mümkündür. Mahkemece, yazılı gerekçe ile, tavzih talebinin kabul edilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen tavzih talebine ilişkin 11.10.2011 tarihli ek kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.