10. Hukuk Dairesi 2012/17034 E. 2012/15533 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

10. Hukuk Dairesi 2012/17034 E. 2012/15533 K. — Yargıtay Kararı

10. Hukuk Dairesi 2012/17034 Esas 2012/15533 Karar 18.09.2012
10. Hukuk Dairesi 2012/17034 E.,  2012/15533 K.

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No :624-53

Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece , bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama sonucunda kararında yazılı biçimde görevsizlik kararı vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı Kurum avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davaya , Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından İş Mahkemesi sıfatıyla bakıldığı , 506 sayılı Yasanın 26. maddeleri uyarınca tazminine karar verilmesi istemine ilişkin olup,bu kanunun uygulanmasından meydana gelen ihtilafların çözümünde görevli ve yetkili mahkemenin İş Mahkemesi olduğu, Van İlinde müstakil İş Mahkemesi olduğu kurulduğu anlaşılmakla mahkemece görevsizlik kararı verilmiştir.
Bir yerde birden fazla iş mahkemesi arasındaki ilişki işbölümü ilişkisidir, Bir yerdeki ayrı iş mahkemesi ile, asliye mahkemesi arasındaki ilişki ise, görev ilişkisidir. Ayrı iş mahkemesi olmayan yerlerde, bir asliye hukuk mahkemesi varsa, dava iş mahkemesi sıfatıyla açılmamışsa bile, o mahkeme davaya iş mahkemesi sıfatıyla bakmaya devam etmelidir.Birden fazla asliye hukuk mahkemesi varsa, hangisi iş davalarına bakmak üzere görevlendirilmiş ise, O'nun tarafından bakılır. Nitekim, HSYK'nın 14.11.2002 gün ve 520 sayılı kararında, İş Mahkemeleri Kanunundan kaynaklananlarla, özel kanunlarda iş mahkemesinde görüleceği belirtilen iş davalarının, birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunulan yerlerde, 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesine karar verilmiştir.
Ayrı iş mahkemesi kurulmamış olduğu için, iş davalarına asliye hukuk mahkemesinde bakılan bir yerde, yeni iş mahkemesi kurulması halinde asliye hukuk mahkemesi, bakmakta olduğu iş davalarına ait dosyaları kendiliğinden yeni kurulan iş mahkemesine devreder. Bu halde bir görevsizlik kararı söz konusu olmadığı için, on gün içinde iş mahkemesine başvurulması (HUMK m.193/III) da söz konusu olmaz, aynı nedenle bu devir kararında davacı yargılama giderlerine mahkum edilemez (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı,Cilt V,s.5590-5597).
Somut olayda, davanın 1.Asliye Hukuk Mahkemesine "iş mahkemesi" sıfatıyla açıldığı, mahkemenin de bu sıfatla davaya baktığı, ancak, daha önce kurulup Hakimler Savcılar Yüksek Kurulunun, Van İş mahkemesinin faaliyete geçmesine dair kararı gereğince, "Mahkememizin görevsizliğine, istem halinde kararın kesinleşmesinden sonra, HMK 20.madde gereğince iki hafta içinde talep halinde dosyanın Van İş Mahkemesine gönderilmesine, kararın kesinleşmesinden sonra iki hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi yönünde talep olmadığı halde açılmamış sayılmasına, iki haftalık süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi yönünde talep olması halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, süresinde başvurulmadığı taktirde yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına " şeklinde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.10.2006 gün ve 8-597 / 623 sayılı kararında vurgulandığı gibi, nasıl mahalli mahkemelerce doğrudan doğruya verilen aktarma kararı, teknik anlamda bir görevsizlik kararı değil, sadece, bir devir kararı ise, yine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.6.2006 gün, 19-30/ 342 sayılı kararında da belirtildiği üzere, somut olayın değinilen yukarıdaki özellikleri karşısında kararın, hukuki anlamında bir görevsizlik ve gönderme kararı olarak değil, özel mahkemenin yargı çevresinde sonradan faaliyete geçmiş olmasından kaynaklanan, kendine özgü bir devir (aktarma) kararı olarak nitelendirilmesi gerekmekte olup,yazılı şekilde karar tesisi ,usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen geçici 3’üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine “1-Mahkememizin görevsizliğine, 2-Görevli ve yetkili Mahkemenin Van İş Mahkemesi olduğunun tespitine, 3-Talep halinde dosyanınn Van İş Mahkemesine gönderilmesine, 4-Yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine” ifadelerinin yazılmasına, kısa kararın da bu şekilde düzeltilmesine ve kararın bu biçimiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın