10. Hukuk Dairesi 2011/4620 E. 2012/9062 K. — Yargıtay Kararı
10. Hukuk Dairesi 2011/4620 Esas 2012/9062 Karar 17.05.2012
10. Hukuk Dairesi 2011/4620 E., 2012/9062 K.
... adına Av. ... ile 1-... Madencilik İnş san tic AŞ 2-... Hazır Beton ve Beton Prefabrik Yapı Elemanları San ve Tic AŞ adlarına Av. ... 3-... 4-... aralarındaki dava hakkında Ankara 3. İş Mahkemesi’nce verilen 30.11.2010 tarih ve 826/772 sayılı hükmün temyizen incelenmesi davacı ile davalılar ... Madencilik İnş san tic AŞ ve ... Hazır Beton ve Beton Prefabrik Yapı Elemanları San ve Tic AŞ avukatları tarafından istenilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1-Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan ödemeler ile bağlanan gelirlerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi gereğince davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Ancak, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri, hak sahiplerinin yaşı, gelirin kesilme olasılığı ve iskonto oranı gözetilerek belirlenen tutarı ifade etmektedir. 506 sayılı Yasa'nın 92. maddesi ise, "malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir." düzenlemesini içermektedir. İş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahibine bağlanan gelir, 506 sayılı Yasa'nın 92. maddesi uyarınca düşmüştür.
Dava konusu edilen gelirlerin, 506 sayılı Yasa'nın 92. maddesi uyarınca düştüğü gerçeği karşısında, bu indirimin davalıların tazminle sorumlu olduğu ilk peşin sermaye değerli gelir miktarına da yansıtılması gerektiğinden, gelirin başlangıç tarihi itibariyle 506 sayılı Yasanın 92. madde uygulaması gözetilerek belirlenmiş miktarını gösterir bilgi kurumdan sorularak, gelecek cevabın eklenmesinden,
2-Davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından, hükmü temyiz eden her bir davalı adına ayrı ayrı nispi temyiz harcı ve temyiz başvuru harcı yatırılması gerekirken, tek bir temyiz harcı ve temyiz başvuru harcı yatırılmak suretiyle eksik harç yatırıldığı anlaşılmaktadır.
Ayrı ayrı temyiz başvuru harcı ve temyiz masraflarının süresinde ödenmesi durumunda, temyiz incelemesi için dosya dairemize gönderilmeli; ödenmemesi durumunda ise, daha önce ödenmiş olan harcın hangi davalı yönünden ödendiği sorularak, diğer davalı yönünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesindeki düzenleme gereği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434. maddesi gereğince temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun anılan maddesinde öngörülen prosedür işletildikten, şayet temyiz dilekçesinin reddi yönüne gidilirse anılan ret kararının hükmü temyiz eden davalıya tebliğ edilerek, temyiz süresi geçtikten, temyizin süresinde yapıldığı sonucuna varıldığı takdirde doğrudan geri gönderilmek üzere, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.”
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.