10. Ceza Dairesi 2024/3473 E. 2024/21086 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

10. Ceza Dairesi 2024/3473 E. 2024/21086 K. — Yargıtay Kararı

10. Ceza Dairesi 2024/3473 Esas 2024/21086 Karar 26.06.2024
10. Ceza Dairesi 2024/3473 E.,  2024/21086 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/622 E., 2023/955 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2015 tarihli ve 2015/225 Esas, 2015/670 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.01.2022 tarihli ve 2019/7154 Esas, 2022/476 Karar sayılı bozma kararı sonrası yapılan yargılama ile İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2022/121 Esas, 2022/601 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, kamu davasının durmasına tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazı için Cumhuriyet savcılığına gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Sanık hakkında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 19.09.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
C. Denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine 19.09.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 13.07.2023 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
D. İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli ve 2023/622 Esas, 2023/955 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 12.12.2023 tarihli dilekçe ile temyiz talebinde bulunmuştur.
III. GEREKÇE
Dairemizin yukarıda anılan bozma ilamına uyularak, İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2022/121 Esas, 2022/601 Karar sayılı kararı ile verilen durma kararının gereği olarak yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeksizin sadece tebligat eksikliği giderilerek 25.09.2014 tarihli erteleme kararının usulüne uygun kesinleştirilmesini müteakip erteleme kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilip, ihlali halinde dosyasına bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerekirken, “durma kararının” davayı sonlandıran nihai bir hüküm olmadığı ve yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında ikinci kez 19.09.2022 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının anlaşılması üzerine ikinci kez 13.07.2023 tarihinde düzenlenen iddianame ile İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/622 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan mükerrer kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmakla,
5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince aynı eylemden dolayı sanık hakkında mükerrer dava açılmış olması nedeniyle, durma kararı verilen dosya ile incelenen dosyanın birleştirilip ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin birleşen dosya üzerinden tartışılması, 13.07.2023 tarihli iddianame ile açılan kamu davası yönünden ise mükerrer açılmış olması nedeniyle ayrı hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında mükerrer açılan kamu davası üzerinden yargılamaya devam ederek mahkûmiyet kararı verildiği anlaşıldığından 13.07.2023 tarihli iddianamenin zamanaşımı süresini kesmeyeceği kabul edilerek yapılan incelemede;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen bozma öncesi mahkûmiyet hükmünün verildiği 16.10.2015 tarihinden, bozma sonrası mahkûmiyet hükmünün verildiği 12.12.2023 tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli ve 2023/622 Esas, 2023/955 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1)
numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın