10. Ceza Dairesi 2016/948 E. 2016/1371 K. — Yargıtay Kararı
10. Ceza Dairesi 2016/948 Esas 2016/1371 Karar 28.04.2016
10. Ceza Dairesi 2016/948 E., 2016/1371 K.
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma Suç Tarihi : 05.04.2015 Hüküm : Mahkûmiyet Temyiz Edenler : Sanıkların müdafileri Tebliğnamedeki Düşünce : Bozma
Temyiz incelemesi müdafiinin isteği üzerine sanık Ş..hakkında duruşmalı, diğer sanık Y..hakkında duruşmasız olarak yapıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : A) Sanık Ş..hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi: Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Sanık hakkında belirlenen adli para cezasına esas sonuç gün sayısının, TCK’nın 61. maddesinin 8. fıkrası ile aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca adli para cezasına dönüştürülmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Hükümden önce 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları ile duruşmadaki savunması bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, tutuklama şartlarında değişiklik bulunmaması ve tutuklama tarihine göre sanık hakkındaki salıverilme isteğinin reddine, B) Sanık Y.. hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi: Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Sanık hakkında hükmün gerekçe bölümünde; uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, TCK'nın 188. maddesinin 3. fıkrası uyarınca temel hapis cezası olarak 10 yıl 6 ay hapis cezası belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 192. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1/2, 62. maddesinin 1. fıkrası uyarınca da 1/6 oranında indirim yapılarak “4 yıl 4 ay 15 gün” hapis cezasına hükmedildiğinin belirtilmesine rağmen; kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, TCK'nın 188. maddesinin 3. fıkrası ve 192. maddesinin 3. fıkrası uyarınca belirlenen 5 yıl 3 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 62. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması sonucu sonuç hapis cezasının “4 yıl 4 ay” olarak belirlenmesi suretiyle, hükmün gerekçesi ile kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturacak şekilde hükmün karıştırılması, 2- Sanık hakkında TCK'nın 188. maddesinin 3. fıkrası ile 192. maddesinin 3. fıkrası uyarınca hükmedilen 30 gün adli para cezasından, aynı Kanun’un 62. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu adli para cezasının "25 gün“ yerine "15 gün“ olarak belirlenmesi suretiyle eksik cezaya hükmolunması, 3- Sanık hakkında belirlenen adli para cezasına esas sonuç gün sayısının, TCK’nın 61. maddesinin 8. fıkrası ile aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca adli para cezasına dönüştürülmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4- Hükümden önce 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, CMUK'nın 326. maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 28.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI
28.04.2016 tarihinde saat: 14.00'de verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı M.. K..'ın katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık Ş.. F.. müdafii Avukat G.. K..'ın yüzüne karşı 28.04.2016 tarihinde yöntemine uygun biçimde, açık olarak okunup anlatıldı.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.