1. Hukuk Dairesi 2016/7929 E. 2016/7456 K. — Yargıtay Kararı
1. Hukuk Dairesi 2016/7929 Esas 2016/7456 Karar 20.06.2016
1. Hukuk Dairesi 2016/7929 E., 2016/7456 K.
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Davacı,... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/65 Esas sayılı dosyasında aldığı yetki belgesine istinaden; 86 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından “...” nin soyadının tapu kaydında yazılı olmadığını ileri sürerek, “...” olan soyadının eklenmek suretiyle tapu kaydının nüfus kaydına uygun şekilde düzeltilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere; taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme taleplerinin kaynağını oluşturur. Bu tür işlerde kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. HMK'nin geçici birinci maddesi gereğince “Bu Kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmayacağından” kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra yapılan taleplerin tapu müdürlüğüne ilgili sıfatıyla yöneltilerek yapılması gerekir. Bu tür işlerde mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı ve kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir: 1-Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması veya tespiti istenen talep konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus müdürlüğünden, talep konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarında bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak talep konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hâlâ kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında talebin kabulü yoluna gidilmelidir. Talebin niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir. Tapu müdürlüğü ilgili sıfatıyla yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; geri çevirme sonucu dosya arasına alınan ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1991/7 E.- 2000/255 K. sayılı dosyası incelendiğinde; dava konusu 86 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne ilişkin tapu iptali ve tescil isteğiyle açılan davada tapu kaydında soyadının düzeltilmesi istenen paydaşlardan ...'nin mirasçılarının davaya dahil edildiği, davaya dahil edilmeleri amacıyla dosyaya sunulan ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 03/07/1992 tarih, 1992/137 E – 87 K. sayılı mirasçılık belgesinin 1294 d.lu, ... ve ...'den olma, ...'a ait olduğu ayrıca dava konusu taşınmazın tapu kütüğünde her ne kadar edinme nedeni kadastro yazılı ise de, 86 sayılı parselin ... Tapulama Mahkemesi'nin 20/04/1984 tarih, 1980/16 E. - 1984/18 K. sayılı kararı ile kök muris ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06/02/1958 tarih, 1957/238 E. - 1958/50 K. sayılı veraset ilamı uyarınca intikalen mirasçıları adına tesciline karar verildiği, bu mirasçılık belgesine göre nüfus müdürlüğünden sorularak kayıt maliki ...'nin kardeşleri'nin tespit edilebileceği halde mahkemece yukarıda açıklanan hususlar araştırılmaksızın ...'nin kardeşlerine ait nüfus kayıtlarına ulaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddi cihetine gidildiği, bunun yanında Nüfus Müdürlüğü’nden dava konusu taşınmazın tapu kaydında paydaş olarak görünen “...” ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılması gerekirken, hatalı olarak “...” ile “...” isimli kayıtların sorulduğu ve keşif yapılarak taşınmazı kimin hangi tarihten beri ne şekilde tasarruf ettiğinin araştırılmadığı görülmektedir. Hâl böyle olunca, yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılması, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması dava konusu taşınmazın kayıt maliki “...” nin “...” olup olmadığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması, bu amaçla ; ... Tapulama Mahkemesi'nin 20/04/1984 tarih, 1980/16 E. - 1984/18 K. sayılı dosyası ile .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06/02/1958 tarih, 1957/238 E. - 1958/50 K. sayılı veraset dosyasının getirtilerek incelenmesi, “....” ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığının ilgili nüfus müdürlüğünden sorulması, taşınmazın kimin tasarrufunda olduğunun belirlenmesi amacıyla mahallinde keşif yapılarak bilirkişi ve tanıkların taşınmaz başında dinlenilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir. Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.