Taraflar arasında görülen tespit davası sonucunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR- Dava, davaya konu taşınmazın kayıt maliki ile davacının aynı kişi olduğunun tespiti isteğine ilişikin olup; 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğü zamanında açılmıştır. Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacının, dava konusu 328 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında malik görünen Mehmet oğlu İ.. D..'in kendisi olduğunun tespitine karar verilmesini istediği anlaşılmaktadır. O halde, ileri sürülen isteğin mülkiyet aktarımı niteliğinde olmadığı gözetilerek, HMK'nın 382. maddesi kapsamında çekişmesiz yargı niteliğinde değerlendirilmesi ve aynı Kanunun 383. maddesi uyarınca uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği açıktır. Bilindiği üzere, görev hususu kamu düzeniyle ilgili bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi zorunlu bir usül kuralıdır. Hal böyle olunca, görevsizlik kararı verilmesi yerine işin esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir. Davalı vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 16.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.