1. Hukuk Dairesi 2012/2186 E. 2012/5423 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

1. Hukuk Dairesi 2012/2186 E. 2012/5423 K. — Yargıtay Kararı

1. Hukuk Dairesi 2012/2186 Esas 2012/5423 Karar 09.05.2012
1. Hukuk Dairesi 2012/2186 E.,  2012/5423 K.

MAHKEMESİ : KONYA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/11/2011
NUMARASI : 2010/673-2011/525 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılamasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresinde temyizi üzerine dosya incelendi Tetkik Hakimi 'nın raporu okundu, açıklamaları dinlendi gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bağıştan rücu hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, BK nun 245. maddesi uyarınca rücu koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının, maliki olduğu mesken nitelikli 11 nolu bağımsız bölümü 17.9.1993 tarihli resmi akitle koşulsuz olarak davalı vakfa bağışladığı, ayrıca aynı tarihte taraflar arasında imzalanmış adi yazılı sözleşme ile; taşınmazın hibe edildiği ancak intifa hakkının ölünceye kadar davacıda kalacağının kararlaştırıldığı kayden sabittir.
Davacı, bağış işleminden sonra zaman içinde yardıma muhtaç hale geldiğini, zor durumda kaldığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Bilindiği üzere; Bağıştan dönme (rücu) bağışlayanın tek taraflı bağışlanana varması gerekli beyanıyla geriye yürürlü (makable şamil) olarak hukuki ilişkiye son veren yenilik doğurucu bir haktır. Bağışlanan bağışlayana veya yakınlarına karşı bir cürüm işlerse veya yasa gereği yapmakla zorunlu olduğu ödevlerini önemli surette aksatırsa yahut bağışlamayı sınırlayan ödevleri haklı bir sebep olmaksızın yerine getirmezse bağışlayan bağıştan dönme (rücu) sebebini öğrendiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde beyanda bulunmak veya dava açmak suretiyle bağıştan dönebilir.Bağıştan dönme (rücu) Borçlar Kanununun 244.maddesinde aynen (bağışlayan aşağıdaki hallerden biri vukuunda elden yaptığı bağışlamadan veya tenfiz ettiği taahüdünden rücu ile bağışlananın elinde hala ne kalmış ise onun iadesini dava edebilir:
l-Bağışlanan bağışlayana yahut yakınlarından birine karşı ağır bir cürüm irtikap ederse,
2-Bağışlanan bağışlayana veya ailesi için kanunen mükellef olduğu vazifelere karşı ehemmiyetli bir surette riayetsizlikte bulunmuş ise,
3-Bağışlanan bağışlamayı takyit eden mükellefiyeti haklı bir sebep olmaksızın icra etmesse) şeklinde hükme bağlanmıştır. Yasa koyucu söz konusu Borçlar Kanununun 244.maddesinin birinci ve ikinci fıkraları hükmüyle mirastan ıskat sebeplerini düzenleyen Medeni Kanunun 510.maddesi arasında paralellik sağlamış,bağıştan yararlanan kişiyi bağışlayanın devamlı baskısından kurtarmak istemiştir.
Gerçekten basit olayların dönme (rücu) nedeni sayılması, yukarda değinilen mahzurun yanında açıklanan yasa maddelerinde izlenen amaca aykırı bir durum yaratacağı gibi hak ve adalet duygularınıda zedeler.Bu itibarla her iki madde hükümleri birlikte değerlendirilerek olayların kapsamları,nitelikleri özellikle vehamet derecelerinin gözönünde bulundurulması zorunludur.Hemen belirtmek gerekir ki; bağıştan dönme (rücu) kurulmuş olan bir sözleşmeye sonradan ortaya çıkan sebeplere göre sona erdiren yenilik doğurucu bir hak olduğundan bağışlanan ancak dönme (rücu) anında elinde kalan miktarı vermekle yükümlüdür.
Somut olaya gelince; davacının halen çekişme konusu taşınmazda ikamet ettiği, Bağ-Kur'dan emekli maaşı aldığı, kirada oturan kızının ekonomik durumunun bozulması nedeniyle kızı ile birlikte anılan taşınmazı kullanmak istediği, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
O halde, yukarıda açıklanan ilkeler somut olgularla birlikte değerlendirildiğinde BK nun 244. maddesinde öngörülen koşulların oluştuğu söylenemez. Her ne kadar mahkemece BY'nin 245. maddesi esas alınarak hüküm kurulmuş ise de, anılan madde tamamlanmamış ve taahüt aşamasında bulunan bağışları kapsamakta olup somut olayda işlem tapuda gerçekleşmemiş olup, bu işlemin BY 245.maddesi kapsamında kaldığı söylenemez.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 9.5.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın