1. Hukuk Dairesi 2011/7706 E. 2011/9364 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

1. Hukuk Dairesi 2011/7706 E. 2011/9364 K. — Yargıtay Kararı

1. Hukuk Dairesi 2011/7706 Esas 2011/9364 Karar 26.09.2011
1. Hukuk Dairesi 2011/7706 E.,  2011/9364 K.

MAHKEMESİ : Samandağ Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/03/2010
NUMARASI : 2010/36-2010/156 Taraflar arasındaki davadan dolayı Samandağ Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 05.03.2010  gün ve 2010/36 esas 2010/156 karar  sayılı  hükmün bozulmasına  ilişkin olan 23.02.2011  gün ve  1269-1971  sayılı kararın düzeltilmesi süresinde  davacı  Hazine  vekili  tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava; tapu iptal ve  kayıt terkini  isteğine ilişkin olup, yerel mahkemece son kurulan hükmün temyizi üzerine; 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca hak düşürücü süreden dolayı davanın reddinin doğru olduğu, ancak 19.01.2011 tarihinde yürülüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesiyle  3402 Sayılı Yasanın 36. maddesi hükmüne bazı ilaveler getiren 36/A maddesi hükmüne göre kadastro işlemleri sebebiyle açılan davalar nedeniyle yargılama giderlerinden ve avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulup tutulamayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekçesiyle kararın bozulduğu görülmektedir.
Gerçekten de; işin esası bakımından 5841 sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde davanın hak düşürücü süreden reddedilmiş olması doğrudur. Ancak anılan yasa Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarih 2009/31 E. 2011/77 K. sayılı kararı ile iptal edilmiş ve 23.07.2011  tarihinde karar resmi gazetede yayımlanarak iptal hükmü yürürlüğe girmiştir.
Öyle ise, kesin hüküm halini almamış ve kazanılmış hakkın istisnasını teşkil eden bu durum karşısında 5841 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca davanın reddine ilişkin olarak kurulan hükmün, verildiği tarih itibarıyla doğru olduğu düşünülse  ve ayrıca Anayasanın 153.maddesine göre iptal kararı geriye yürümezse de 10.3.1969 gün ve 1/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçe bölümünde belirtildiği üzere iptal, kesin şekilde çözüme bağlanmış uyuşmazlıkları etkilemez ve henüz anlaşmazlık hali devam ediyorsa iptalin kapsamına girer. Öyleyse, davanın hak düşürücü süreden reddine ilişkin kurulan kararın Anayasa Mahkemesi’nin anılan iptal kararından sonra doğru olduğu söylenemez. Zira, kamu düzeninin söz konusu olduğu bütün haller istisnanın kapsamına girer. Hal böyle olunca; işin esasının 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre değerlendirilmesi, davanın kısmen veya tamamen kabulü halinde de, 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa hükümleri de gözetilerek taraf iddiaları doğrultusunda gerekli araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması bakımından karar bozulmalıdır.
Davacı Hazinenin, karar düzeltme isteğinin H.U.M.K.'nun 440. maddesi hükmü uyarınca kabulü ile Dairenin 23.02.2011 tarih, 2011/1269 Esas, 2011/ 1971 karar sayılı bozma kararının ortadan kaldırılmasına, mahkemenin 05.03.2010  tarih, 2010/36 Esas-  2010/156 karar sayılı kararının açıklanan gerekçelerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,  26.09.2011  tarihinde  oybirliğyile  karar  verildi.  

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın