1. Ceza Dairesi 2023/5064 E. 2025/2914 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

1. Ceza Dairesi 2023/5064 E. 2025/2914 K. — Yargıtay Kararı

1. Ceza Dairesi 2023/5064 Esas 2025/2914 Karar 15.04.2025
1. Ceza Dairesi 2023/5064 E.,  2025/2914 K.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1438 E., 2023/512 K.
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2022/185 Esas, 2022/259 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.04.2023 tarihli ve 2022/1438 Esas, 2023/512 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanık lehine meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, takdiri indirim hükümlerinin yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanık ve maktulün yakın arkadaş oldukları, maktulün sanıktan motosiklet aldığı fakat motosiklete yazılan trafik cezalarını sanığın ödememesi nedeniyle resmi olarak devrini alamadığı, bu hususta sanık ve maktul arasında ihtilaf oluştuğu, olay gecesi sanık ve maktulün birlikte alkol aldıkları ayrıca otopsi raporuna göre maktulün uyuşturucu da kullandığı, aralarındaki ihtilaf nedeniyle çıkan tartışmada maktulün sanığı tehdit etmesi üzerine sanığın da maktulü ittirdiği, maktulün evden ayrıldığı, ardından telefon görüşmesinde de maktulün hakarete devam ettiği, sanığın da maktule konum attığı, olay yerine gelen maktul ile sanığın görüntü inceleme tutanağına göre bir süre konuştukları, maktulün sanığa "ben seni burada vursam ne yapabilirsin ki" dediği, yine görüntü inceleme tutanağına göre sanığın maktule bıçakla vurduğu, maktulün de bıçakla karşılık verdiği ve maktulün ayağı kayıp yere düştükten sonra sanığın maktulü bıçaklayarak kasten öldürdüğü olayda, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereği asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanmayarak fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta yer alan haksız tahrike yönelik açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.04.2023 tarihli ve 2022/1438 Esas, 2023/512 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Sayın Üyeler ... ve ...'ün haksız tahrik şartlarının oluşmadığına yönelik karşı oyları ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.04.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY:

İnceleme konusu yapılan davada hukuki uyuşmazlık konusu yapılan husus sanık hakkında haksız tahrikin uygulama koşullarının olup olmadığı yolundadır.
Sanık ... ile maktul ... arasında motosiklet alışverişinden kaynaklanan bir hukuki uyuşmazlık vardır. Olay günü sabah erken saatlerinde alkol ve uyuşturucu almış olan sanık kendi evine doğru maktulü yine konuşmak üzere çağırmıştır.
Özellikle izlenen ve kayda geçen görüntü kayıtlarına göre taraflar motosikletin yanında bir süre konuşmuş bundan sonra sanık üstünde getirmiş olduğu bıçakla ilk hamleyi maktule doğru yaparak onu yaralamış maktul motosikletin etrafında birkaç kaçınma hareketi yaptıktan sonra motosikletten kendi bıçağını almış oda sanığa doğru hamle yapmıştır. Bu karşılıklı hamleler aşamasında sanık da yüzünde sabit iz olacak şekilde yaralanmıştır. Her ne kadar eylem karşılıklı bıçaklı düello olarak görünse de temel uyuşmazlığın hukuki bir dayanağa sahip olması ve taraflar sabah buluştuğunda ilk bıçaklı eylemin sanıktan geldiğinin açık olması sanığın soruşturma aşamasında maktulden kaynaklanan bir haksız hareket ya da bir sözden bahsetmeyerek aşamalarda savunması geliştirmesi üzerine ortaya koyduğu
savunmalarında dikkate alınmaması gerekeceği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde sanık eyleminin lehine tahrik hükümleri uygulanmaksızın gerçekleştiği yolunda bir sonuca gitmek gerekir iken sanık lehine haksız tahrik uygulanması gerekeceği bahisle bozma yönünde oy kullanan Sayın çoğunluğa iştirak etmiyoruz. 17.04.2025

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın