1. Ceza Dairesi 2012/803 E. 2012/2564 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

1. Ceza Dairesi 2012/803 E. 2012/2564 K. — Yargıtay Kararı

1. Ceza Dairesi 2012/803 Esas 2012/2564 Karar 04.04.2012
1. Ceza Dairesi 2012/803 E.,  2012/2564 K.

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Taammüden adam öldürmek suçundan sanık ...'ın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 450/4, 59/1 maddeleri uyarınca müebbet ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 30/12/2002 tarihli ve 1998/255 esas, 2002/474 sayılı kararının infazı sırasında 21/12/2000 tarihli ve 24268 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4616 Sayılı 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenen suçlardan dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun gereğince şartla tahliyesine ilişkin anılan Mahkemenin 13/06/2005 tarihli ve 2005/206 müteferrik sayılı kararına müteakip, sanığın nitelikli adam öldürme ve nitelikli yağma suçlarından müebbet hapis, 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Mahkemenin 25/12/2009 tarihli ve 2009/279-487 sayılı kararı sonrasında cezasının 20 gün geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet hapis cezası olarak içtima ettirilmesine ilişkin Mahkemenin 10/12/2010 tarihli ve 2010/380 değişik iş sayılı kararına müteakip, sanığın içtimalı cezasına 4616 Sayılı Kanun hükümlerinden istifade edildiğinden bahisle yeniden yararlanmasına yer olmadığına, cezanın 647 Sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanun hükümlerine göre çektirilmesine dair aynı Mahkemenin 24/03/2011 tarihli ve 2011/750 değişik iş sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 26/10/2011 tarihli ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-34-7860-2011/13552/55407 sayılı istemlerine dayanılarak 5271 Sayılı CMK 309 maddesi gereğince kanun yararına bozulmasına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19/01/2012 tarihli ve 2011/375353 sayılı tebliğnamesine bağlı dosyası, Dairemize gönderilmekle, okundu, gereği konuşulup düşünüldü;
TÜRK MİLLETİ ADINA

I) Olay:
Hükümlü ...'a ait Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/7-658 nolu ilamat dosyası incelendiğinde;
Hükümlü'nün Bakırköy 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2009 gün ve 2009/279 esas, 2009/487 nolu kararı ile maktül ... ...'e karşı eyleminden dolayı müebbet hapis ve 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 21.09.2010 tarih ve 2010/esas, 2010/5869 nolu kararı ile onanmak suretiyle kesinleştiği ve infazına başlandığı,
Hükmün infazı sırasında Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 04.02.2011 tarih ve
2011/7-658 nolu yazıları ile: hükümlünün adli sicil kaydının incelenmesinde aynı mahkemenin 30.12.2002 tarih ve 1998/255 esas, 2002/474 sayılı gerekçeli kararı ile maktül ... Tekin'i kasten öldürmek suçundan müebbet ağır hapis cezasına mahkum edildiği, bu kararın infaz edilip edilmediği, hükümlü hakkında 4616 sayılı Kanun gereğince işlem yapılıp yapılmadığı ve hükümlü hakkında aynı mahkemenin infaz için gönderilen Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/12/2009 tarih ve 2009/279 esas 2009/487 karar sayılı ilamı ile verilen içtimalı müebbet hapis cezasına 4616 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına dair, hükmün infazında tereddüt duyulduğu gerekçesi ile karar verilmesinin talep edildiği,
Bu talep doğrultusunda, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesince 24.03.2011 tarih ve 2011/750 değişik iş sayılı kararı ile “hükümlünün mahkemenin 2009/279 esas sayılı ilamı ile mahkum olduğu suçların tarih ve nitelik itibarıyle 4616 Sayılı Yasa kapsamında kaldığı, ancak, hükümlünün yine mahkemenin 1998/255 esas sayılı ilamı ile 4616 sayılı Yasa gereğince, mahkum olduğu ve 4616 sayılı Yasa gereğince 13.06.2005 tarihinde şartla tahliye edildiği, bihakkın tahliye tarihinin de 11.06.2035 olup, infaz ettiği cezanın şartla tahliye tarihinden sonra kesinleştiği ve infaza verildiği anlaşıldığından, 4616 sayılı Yasadan yararlanmasına yer olmadığına” gerekçe gösterilerek karar verilmiş olduğu,
Kartal Cumhuriyet Başsavcılığınca 12/09/2011 tarihli 2011/7-658 nosu ile bu kere, özetle; hükümlünün işlemiş olduğu tüm suçların 1998 tarihinde, 4616 Sayılı Yasa kapsamında kaldığı, suç tarihleri itibarıyle lehine olan içtima işlemlerinin 765 Sayılı TCK.nun 5218 sayılı Kanunla değişik 70. Maddesine göre yapılması gerektiğine ve içtima neticesinde hükümlünün ayrı ayrı tarihlerde verilmiş olsa bile bu cezalarının toplamı üzerinden 4616 sayılı Yasa kapsamından faydalandırılması gerekeceğinden, öncelikle hakkında verilen Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 1998/255 esas, 2002/474 karar sayılı ilamı ile verilen şartla tahliye kararının kaldırılarak, 05.06.1998 tarihinde işlemiş olduğu kasten öldürme ve yağma suçlarından dolayı sonradan kesinleşmiş bulunan cezalarıyla içtima edilip, toplam cezasından çekmesi gereken süre üzerinden bir defaya mahsus 10 yıllık indirim yapılarak geriye yönelik tahliye edilmesi gerekeceği cihetle Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2011 tarih ve 2011/750 değişik nolu kararının kanun yararına bozulmasını talep etmiştir.
II) Kanun yararına bozma istemine ilişkin uyuşmazlığın kapsamı:
Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2011 tarih ve 2011/750 değişik iş sayılı kararı uyarınca "..hükümlünün, mahkemenin 2009/279 esas sayılı ilamı ile mahkum olduğu suçların nitelik ve tarih itibariyle 4616 sayılı Yasa kapsamında kalmasına karşılık, yine hükümlünün aynı mahkemenin 1998/255 esas sayılı ilamı ile
4616 sayılı Yasadan faydalandığı" gerekçesi ile yeniden faydalanmasına yer olmadığına ilişkin kararının yerinde olmadığından;
CMK.nun 309. Maddesi uyarınca bozulmasına ilişkindir.
III) Hukuksal değerlendirme:
İncelenen dosyaya göre;
Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 1998/255 esas 2002/474 nolu müebbet ağır hapis cezasına konu ilamı uyarınca 4616 sayılı Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle 13.06.2005 tarihinde şartla tahliye edildiği sabittir. Ancak, yine 4616 sayılı Yasa kapsamında olmasına karşın, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2009 gün ve 2009/279 esas 2009/487 nolu müebbet hapis ve 10 yıl hapis cezasına konu kararı ise, hükümlünün 4616 sayılı Yasa kapsamından yararlanmak suretiyle şartla tahliye edildiği tarihten sonra ve 21.09.2010 tarihinde kesinleşmiş ve infaza verilmiş olup,
647 Sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Yasanın gerekçesinde; şartla salıverme kurumunun cezanın muayyen bir infaz şekli olduğu, cezaevine konulan bir hükümlünün iyi halini teşvik etmek amacıyla benimsendiği açıkça vurgulanmakta olup, bu kurumun, koşulları bulunan hükümlülere uygulanması halinde, cezanın fiilen ve hukuken infaz edildiğini kabul etmekte zorunluluk bulunmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.05.1992 tarih ve 1992/1-67 esas, 1992/129 nolu kararında da belirtildiği üzere; şartla salıverilme kararının verildiği 13.06.2005 tarihinde infaz sona erdiğinden ve bu hüküm nedeniyle, hükümlünün yeniden cezaevine alınma olanağı bulunmadığından, şartla salıverme kararından önceki tarihte işlediği suç nedeniyle verilip, şartla salıverme ile bihakkın salıverme tarihleri arasında kesinleşen mahkumiyetinin içtimaına hukuken olanak bulunmamaktadır.
4616 Sayılı Yasanın 1/2 maddesi ”2. müebbet ağır hapis cezasına hükümlü olanların çekmeleri gereken toplam cezalarından; şahsî hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûm edilenler ile aldıkları ceza herhangi bir nedenle şahsî hürriyeti bağlayıcı cezaya dönüştürülenlerin toplam hükümlülük süresinden on yıl indirilir. İndirim, verilen her bir ceza için ayrı ayrı değil, toplam ceza üzerinden bir defaya mahsus yapılır. Ancak bir kişinin muhtelif suçlarından dolayı cezaları ayrı ayrı tarihlerde verilmiş olsa bile, bu cezalarının toplamı üzerinden yapılacak indirim on yılı geçemez” denilmektedir. Bu haliyle, hükümlünün ancak birkez yasa hükmünden faydalanması gerektiği ise, yasanın amir hükmü olup, anılan nedenlerle, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2009 gün ve 2009/279 esas 2009/487 nolu hükmü ile ilgili olarak ayrıca 4616 Sayılı Yasa hükümlerinden yararlanması yasal olarak mümkün görülmediğinden, aynı mahkemenin 24.03.2011 tarih ve 2011/750 değişik iş nolu kararı isabetli olup, bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görülmemiştir.
IV) Sonuç ve karar;
Yukarıda sunulen gerekçeler doğrultusunda,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının talebi yerinde görülmediğinden, REDDİNE,
Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına (TEVDİİNE), 04.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın